Yeryüzünün asli sahibi yaratandır. İnsanoğlu yeryüzünün asli sahibi gibi davranmakta, her şeye sınırsızca hükmetmek istemekte, yeryüzünün bütünlüğünü bozacak şekilde talan etmektedir. İnsanların bencil ve acımasız davranışları, başka insanları etkilediği gibi, diğer canlılarında acı çekmesine neden olmaktadır.

İnsanların acımasızlığı hayvanların acısı olmaktadır. İnsanlar gibi konuşamayan, sorununu paylaşamayan ve mücadele edemeyen hayvanlar, sorunlarını gözleriyle, davranışları ve sesleri ile anlatmaya çalışırlar ancak tabii ki hayvanların dilinden anlamak isteyen duyarlı insanlara. İnsanlar hayatlarını idame ettirmek isterlerken, hayvanların haklarını gasp ettiklerini düşünmezler. Duyarsız insanlar, sadece kendilerinin yaşamaya hakları olduğunu ve kendilerinin değerli olduğunu düşünürler. Bu düşüncede olan insanlar hayvanlara zarar vermekten, acı çektirmekten rahatsızlık duymazlar. Halbuki bu dünya hayvanların, insanların ve bitkilerin ortaklaşa yaşam alanıdır. Birinin yokluğu diğerinin de yok olmasına neden olur.

Bu günkü yazımızda, insanların can dostlarından biri olan sokak köpeklerinin sorunlarından bahsedeceğim.  Sokak köpekleri sahibi olmayan, sokaklarda başıboş gezen, yaşamını sokaklardan topladığı zehirli gıdalarla sürdüren havanlardır. Bunların bir kısmı sahipli iken sokağa salıverilen köpekler, bir kısmı da yaşama sokakta göz açan köpeklerdir. Sokaktan topladıkları gıdalarla beslendiklerini yazdım. İnanın bunlar gıda değil. Her biri doğrudan doğruya zehirdir.Sokak köpekleri,sağlıklı yiyecek ve içeceğe ulaşamazlar.Yaşamlarını sürdürmek için ne bulurlar ise yerler.Sokak köpekleri, insanlar tarafından, hakarete etmek için adları kullanılan, nefretli sözlerle anılan, aşağılanan, azarlanan ve horlanan can dostlarımızdır. Sokak köpekleri tekmelenir, taşlanır, sopayla dövülür, kovalanır, insan kılıklı caniler tarafından tecavüz uğrarlar. Sokak köpekleri bir tehlike olarak algılanır ve bu tehlike her tür şiddet kullanılarak önlenmeye çalışılır.

Sokak köpekleri, sokaklardan topladıkları yiyecekleri yavrularına taşırlar ancak zehirli ve mikrobik yiyecekler yavruların çoğunun ölümüne neden olur. Sokak köpekleri de birer annedirler ve yavrularını korumak ve kollamak için çabalarlar.

Ancak insanlar, sokak köpeklerinin beklediği bir yudum sevgiyi onlardan esirgedikleri gibi onlara bir canlı olarak değil de bir can taşımayan bir nesne gibi muamele ederler. İnsanlar, sokak köpeklerinin kuduz olabileceğini ve kendilerine zarar verebileceğini düşünürler. Duyarsız, vicdansız, hayvan sevgisinden yoksun insanlar sokak köpeklerine şikâyetlerine konu ederler ve belediyelere şikâyet ederler ve belediyelerin bir çoğu kamu görevi yaptıklarını zannederek sokak köpeklerini topluca katlederler. Hayvan sevgisi olmayan insanlar, insan sevgisi konusunda da dürüst değillerdir. Hayvan sevmeyen insanlar kendilerini de sevmiyorlardır. Siz, caniler tarafından defalarca tecavüze uğramış bir sokak köpeği ile göz göze geldiniz mi hiç? Siz, ölümcül iğne yapılmadan önce, biraz sonra öleceğini anlayan bir köpeğin gözlerine baktınız mı hiç? Haçhiko japonya’da bir profesörün bir tren istasyonunda bulduğu ve beslediği bir köpektir.Haçiko her gün sabah sahibini tren istasyonuna kadar götürmekte ve her gün akşam aynı saatte onu tren istasyonunda beklemektedir. Bu dostluğun başlamasından bir sen sonra haçikonun sahibi ölür. Fakat Haçiko onu öldüğü günden itibaren on yıl boyunca aynı saatte tren istasyonunda bekler. Tren istasyonunda yaşlanır ve orada ölür. Şimdi bu tren istasyonunda bu sokak köpeğinin bir heykeli vardır. Bu köpeğin yaşamını anlatan ve baş rolünde Richard GERE’in oynadığı bir film yapıldı. Bu hikâyeyi niye anlattım, Sokak köpeklerinin hiçbiri Haçikodan daha az duygusal ya da daha az sadık değildir.

Hava sıcaklığının yüksek seyrettiği şu günlerde hayvanların mikrobik olmayan gıdaya ve temiz suya ulaşmaları ne kadar önemlidir. Bunu için köpeklere yiyecek vermek ve kapı önüne bir kap içine su koymak onlar için hayati öneme haizdir.

Hayvanlar Allah der ki; Hayvanlar benim sessiz kullarımdır. Onlar şimdi zulme susuyorlar ama hesap günü konuşacaklardır!Hz.Mevlana

Hayvan hakları konusunda azimle mücadele eden HAYVAN HAKLARI FEDERSAYONU(HAYTAP) SİZ HAYVAN SEVERLERİDE ARASINDA GÖRMEK İSTER.Bu makalenin yazılmasında bana yardımcı olan HAYTAP üyesi Değerli arkadaşım Ayşe Zehra ÖZEN’e teşekkürlerimi sunuyorum.HAYTAP için iletişime geçmek isteyenleraysezozen@yahoo.com.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikası
X