Hüseyin GÜN&Su DEMİRKAN
Mobbingin en çok uygulandığı kuruluşlar ile ilgili yapılan araştırma, inceleme ve gözlemlerde; organizasyon yapısının temel etkenlerden biri olduğu ortaya çıkmaktadır. Mükemmeliyetçi olunması için katı hiyerarşik yapı oluşturan kurum ve kuruluşlar, mobbing sıklığının ve şiddetinin çok yaygın olduğu kuruluşlardır. Katı iş disiplini uygulanan kuruluşlarda psikolojik taciz, normal olağan ve idari işlem yapılıyormuş gibi gösterilerek yapılmaktadır. Yine Mükemmeliyetçilik adına yapılan psikolojik taciz, masum uygulama olarak kabul edilmekte; mağdurun itiraz etmesi durumunda mağdur geçimsiz ve uyumsuz olarak damgalanmaktadır. Geçimsiz ve uyumsuz damgasını yiyen mağdurun işi kolay olmamakta, kendisini en haklı olduğu durumlarda bile anlatamamakta ve bu aşamadan sonra disiplin suçu oluşturmayan davranışları da disiplin suçuymuş gibi gösterilerek, şiddeti artan oranda cezalara maruz kalmaktadır. Devamında o işyerinden atılması veya pes edip teslim olması için yapılan bir olaylar sarmalı içinde bocalamaktadır.
Bu işyerlerinde mobbing mağduru, yapılan psikolojik tacize (mobbing) kolay kolay karşı koyamamaktadır. Bunun nedenlerini şu şekilde saymak mümkündür: Mobbing mağduru şikâyet ve müracaat yolunu kullanamamaktadır çünkü korkmaktadır. Şikâyet ya da müracaatı dikkate alınmamaktadır. Başkalarının yaptığı şikâyet ve müracaatlardan sonra onların başına gelenlerin, kendi başına da geleceğini düşünmektedir. Mağdurun şikâyet ve müracaatı bile disiplin suçuymuş gibi kabul edilmektedir. Bir kere itiraz eden mağdur, hemen mercek altına alınmakta, yöneticilerin otoritesine ve kuruluş politikalarına başkaldıran bir kişi olarak lanse edilmektedir. Çünkü kuruluşta yöneticiler, şirket, kurum ve kuruluş politikaları mükemmel olarak kabul edilir ve o kuruluşta mobbing ve benzeri olayların meydana gelebileceği öngörülmez. Her yönüyle mükemmel olan bir sistemi ve sistemi oluşturan mütemmim cüzleri olan bir işyerinde mobbing meydana gelmez diye düşünülmektedir. Mobbingi yapan yöneticiler ya da mobbing yapan gruplar, mağdura karşı anında cephe oluşturmakta ve mağdur şikâyeti ile baş başa kalmaktadır. Mağdurun çözümsüz kalması zorbaların iştahını kabartmakta, seyirci olarak kabul edilen olayın tanıklarına da mağdur üzerinden gözdağı verilmektedir.
Hiçbir sistem ya da kişi mükemmel olmadığı gibi, mobbingin meydana gelmesine en çok zemin hazırlayan da bu anlayışın hâkim olduğu kuruluşlardır. Her kuruluş özel ya da kamu, elbette iş disiplini isteyecektir. Ancak, iş disiplini adıyla kişiselleştirilmiş eylem ve uygulamaları karıştırmamak gerekir. Mobbingi disiplin ve ceza hukukundan ayıran çizgi tam da bu noktada başlamaktadır. İş ve kuruluş disiplini şarttır. Ancak; kişilik sorunu olan, duygusal zeka yoksunu, empati kuramayan kişiler, yapılan psikolojik tacizi hiç de hak etmeyen mağdura karşı, kişisel nedenlerle saldırıya geçmiş ise bunu da iş disiplini içinde kabul etmek insan haklarına aykırıdır. Böyle durumlarda korku ve umutsuzluk içinde kalan mağdur ruhsal yönden çökmekte, psikosomatik hastalıklara maruz kalmakta, ailesinin tüm üyeleri de aynı derecede etkilenmektedir. Mağdurların bir çoğu ruhsal yönden ve fiziksel yönden zarar görürken, mobbing nedeniyle cinayet ve intiharlar bile yaşanmaktadır. Mobbing mağduru bulunduğu iş ortamında yaşadığı şiddeti topluma taşımakta ve sosyal ortamdaki şiddetin artmasına neden olmaktadır. Mobbing mağdurunun verimliliği düşmekte, ilaç maliyeti, mahkeme masrafları meydana gelmekte ve mağdur yaşadığı olaydan kurtulmak için mali yönden de zarar görmektedir. Alkol, uyuşturucu, sigara gibi kötü alışkanlıklar da işin cabası…  MOBBİNG uygulanan kurum, kuruluş ve şirketler de çok büyük zarar görmektedir. Yetkin, yeterli ve çalışan bir insanı, çalışamaz hale getirmek, işten atmak ve ayrılmasına neden olmak kurum açısından çok büyük bir kayıptır.
Bu durumlarda bize başvuran mağdurlara, ilk fırsatta delil toplamaları ve delilleri ile birlikte en yakın yöneticisine, yönetici mobbing yapıyorsa bir üstüne, silsile yoluyla şikâyette bulunmaları tavsiye edilmektedir. Ancak, daha olayın başında önü kesilen mağdur, korkuya ve dehşete kapılmakta; mağdurun mağduriyeti ikiye katlanmaktadır.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Mobbing bir insanı ve kurumu telafisi mümkün olmayan maddi ve manevi kayıplara uğratır. Her şeyden önce bir insan hakları ihlalidir. Hangi kurum, kuruluş veya meslekte yaşanırsa yaşansın; hafife almak, görmezden gelmek kimseye yarar sağlamaz. Tam aksine; kalıcı zararlara neden olur.
Haydi, hep birlikte ülkemiz için, insanlık için, mobbingin farkına varalım ve hayır diyelim.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikası
X