Bir hemşire, “iç çamaşırlarımla kaldığım an, kapı sonuna kadar açıldı” diyor. diğeri, şefinin kendisini tuvalet kapısında beklediğini söylüyor. yaşadıkları tam olarak sinir harbi. ama artık susmuyor, haklarını arıyorlar. savcıların ‘mobbıng’in ne olduğunu bilmediğinden şikâyet eden de var, açtığı dava sonucu tazminat kazanan da. ‘mobbıng’ ile mücadele etmek istiyorsanız, yasal haklarınızı bilmeniz şart.

Yer Sivas. Bir mühendis, ‘baskı ve yıldırma’ suçlamalarıyla iş yeri hakkında Asliye Hukuk Mahkemesi’ne tazminat davası açıyor. Şikâyeti, eski mesai arkadaşlarıyla görüştüğü için kendisine uygulanan baskı. Mahkeme, çalışanın ‘psikolojik şiddete maruz’ kaldığına karar veriyor ve firmayı 12 bin TL’lik manevi tazminat davasına çarptırıyor. İşveren, karara itiraz ettiği için dava hâlâ Yargıtay’da sürüyor ama mahkemenin bu kararı vermesi bile önemli. Zira bu, yıllardır herkesin diline pelesenk ettiği “Patron bana taktı” şikâyetinin eyleme dökülmüş hali. ‘Mobbing’e yani psikolojik şiddet ve baskıya karşı yükselen ses.

Çoğu çalışanın deneyimlediği ve adını son zamanlarda sık sık duyduğumuz bir kavram bu. ‘Mobbing’ kavramının ortaya çıktığı yer, dünyanın en sakin ülkelerinden biri olarak bilinen İsveç. İlk kez 1984’te insan hakları savunucusu Heinz Leymann’ın ortaya atttığı kavram, 1993’te ‘İşyerinde Kişilerin Mağdur Edilmesi’ adlı kanunla burada yasalaştı. İlk bakışta bu kavramın, dünyanın en sakin ülkelerinden biri olarak bilinen İsveç’te ortaya çıkması, ironi gibi görünüyor. Ama Leymann’ın girişimi, insan haklarını hayatın merkezine koyan İskandinav ülkelerinin ruhuna tamamen uygun.

Günde 110 başvuru

Türkiye’de de, son yıllarda ‘mobbing’e uğradığını -özellikle iş yerlerinde- iddia edenlerin sayısı giderek artıyor. Peki yasal zemin var mı, yoksa bu şikâyetler lafta mı kalıyor? Haberler mağdurlardan yana. Resmi Gazete’de 19 Mart 2011’de yayımlanan ‘mobbing’in önlenmesine dair başbakanlık genelgesi ile hizmete giren ALO 170 hattı, mağdurların sığındığı liman. Bu hatla psikologlar, mağdurlara yardım ve destek sağlıyor.

Sadece psikolojik destek almakla yetinmeyip, hukuki haklarını aramak isteyenler için adres başka: Mobbingder (Mobbingle Mücadele Derneği). 2010 yılında kurulan derneğin merkezi Ankara’da. Faaliyet gösterdikleri diğer şehirler İstanbul, İzmir, Antalya, Kocaeli, Kütahya, Erzurum, Antep, Adana, Kayseri ve Çorum. Dernek, kurulduğu günden bu yana 35 bin başvuru aldı. Günde yaklaşık 110 kişi ‘mobbing’ şikâyetiyle başvuru yapıyor. Dernek Başkanı Hüseyin Gün, kendilerine başvuran mağdurların kısırlık, migren ve depresyon gibi birçok hastalığa yakalandıklarını anlatıyor. Dernek, ‘mobbing’ mağdurlarının bir araya gelip, seslerini daha gür çıkarmalarını sağlayan bir yapılanma. Mağdurlar burada yasal haklarını öğrenip, hukuki girişimlerde bulunabiliyor.

Aslına bakarsanız, Türkiye’de ‘mobbing’le ilgili doğrudan bir yasa yok. Ancak Ceza Kanunu ve Medeni Kanun’daki bazı maddeler ve Yeni Borçlar Kanunu’ndaki ‘işçinin kişiliğinin korunması’ başlığı, ‘mobbing’ mağdurlarının tazminat davası açabilmesini sağlıyor. Kamu alanında çalışanlar Asliye Hukuk Mahkemesi’nde şahsa, İdari Mahkemesi’nde devlete karşı, özel sektörde çalışanlar ise İş Mahkemesi’nde firmaya dava açabiliyor. Fakat savaşı kazanmak için dikkat edilmesi gereken hayati birkaç unsur var.

Mağdurun kurtarıcısı adli tıp raporu

Bu tür davaları açabilmek için ‘mobbing’e uğradığınızı kanıtlamanız gerek. 2011 yılında hazırlanan TBMM Mobbing Çalışma Raporu, psikolojik saldırının belgelenmesini şart koşuyor. Türkiye’de henüz Mobbing Kliniği (yurt dışında var) yok; ancak Adli Tıp Kurumları’ndan ve tıp fakültelerindeki psikiyatri ana bilim dallarından alınan raporların dava süresince geçerliliği var, tabii eğer öncesinde başka psikolojik bir rahatsızlık geçirmediyseniz.
İddialarınızı kanıtlamak için bir de bilirkişi raporu almanız gerekiyor. Eğer davanızı Mobbingder avukatları ile açtıysanız işiniz kolay; çünkü bilirkişiliğinizi direkt onlar yapıyor. Mahkeme, derneğe “Bu vatandaşın iddia ettiği, ‘mobbing’e giriyor mu?” diye soruyor ve onay istiyor. Gerisi, adalete emanet.

“Savcılarımız ‘mobbing’in ne olduğunu bilmiyor”

Mühendis – Ankara / 37 yaşında (kadın)

“14 yıllık memurum. Hamile kalana dek her şey normaldi. Sorunlu bir hamilelik yaşıyordum. Kanamalar içerisinde yatarken amirim aradı ve ‘Böyle olacaksa, git’ dedi. Üstelik raporluydum. İşe döndüm, yedi aylık hamileydim, araziye göreve gönderdi. Doğumdan sonra hakkımda yaptığı fişlemeler yüzünden sicil notum bozuldu. Bir baktım ki hakkımda ‘Verilen işi yapmıyor’ diye soruşturma açılmış. Ben de yazılı şikâyetlerde bulundum ve sonunda Mobbingder’e başvurdum. Asliye Mahkemesi’ne 20 bin TL’lik tazminat davası açtım ve ‘mobbing’ konulu suç duyurusunda bulundum. Sicil notumun düzeltilmesi için de idari mahkemeye dava açtım. Sonuç çıkmadı; çünkü savcılarımız, ‘mobbing’in ne olduğunu bilmiyor. Doğum sonrasında çocuğumu kucağıma alamadım. Günlerce ağladım, intihar etmeyi bile düşündüm. Aylarca bu adamla aynı yerde çalışmak zorunda kaldım ve kendi çabalarımla yerimi değiştirdim. Ankara Üniversitesi’nden depresyona girdiğime dair sağlık kurulu raporu aldım ve mahkemeye delil olarak sundum, çünkü şimdiye kadar hiçbir psikiyatrik rahatsızlığım olmamıştı. Hukuk mücadelem yeni başlıyor. Devlet, bu adamın yargılanmasına gerek duymadı. Ben de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdum. İki yıl boyunca hayatla bağımı kestim, bunun bir yaptırımı olmalı.”

“İki azı dişim yok. Sıkmaktan kırıldı.”

Harita teknikeri – ankara / 29 yaşında (kadın)

“Şefimden baskı gördüm. Her saat başı yanına çağırıp, ‘Bu 10 dakika aralığında ne yaptın?’ diye soruyordu. Bilgisayarlar, işlem kaydı yaptığı için performanslarımızı o şekilde değerlendiriyorlar. Lavaboya gittiğimde kapının önünde bekliyordu, sorunca, ‘Belki sigara içmeye gidersin’ diye cevaplıyordu. ‘Neden sadece bana yapıyorsun?’ dediğimde, ‘Çünkü gözüme bir tek sen batıyorsun’ diyordu. Altı ay yoktu, askerdeydi, ama geldikten sonra benimle uğraşmaya yine başladı, çünkü o yokken şef yardımcılığı yapmıştım ve başarılıydım. Kovuldum ve çıkış kâğıdımı vermek istemediler. Önüme boş bir kâğıt atıp ‘İmzala’ dediler. Kabul etmeyince, hakarete uğradım. Karşımda aile üyelerinden oluşan güçlü insanlar vardı. Cesaretim kırılmıştı. Patronum ‘Bize dava açarsan, kendi alanında bir yerde çalışamazsın, engelleriz’ diye tehdit etti. Bu yüzden bir buçuk yıldır çalışamıyorum. Bir arkadaşım vasıtasıyla Mobbingder’e ulaştım ve 15 bin TL’lik tazminat davası açtım. Adli Tıp Kurumu’ndan aldığım heyet raporunda anksiyete teşhisi koydular, mahkemeye delil olarak sundum. Sıkmaktan dört dişimi kırdım. İki azı dişim yok. Psikiyatr, bir yıllık antidepresan tedavisi uyguluyor. Terapilerim hâlâ devam ediyor.”


“İç çamaşırlarımla kaldığım an, kapıyı sonuna kadar açtı”

Hemşire – Manisa / 40 yaşında (kadın)
“17 yıldır hemşirelik yapıyorum. Üç yıldır Manisa’da yaşıyorum. Eşimden ayrıyım ve sosyal açıdan zayıfım. Boşanmış olmak, büyük eksiklik. Önce Toplum Sağlığı Merkezi’nde çalışıyordum. Küçük bir şehir, dedikodu hızlı yayılıyor. Eve musluğumu yapmaya gelen tamirci ile bile adımı çıkardılar. ‘Mahallede her şey duyulur. Dulu da, bekârı, da evliyi de herkes bilir’ diye imalı şekilde konuşuyorlardı. Erkek bir sağlık memuru, etrafımda dolaşıyor, konuşurken eğiliyordu ve nefesini yüzümde hissediyordum. Personel Müdürlüğü’ne gittim ‘Beni buradan alın’ dedim, tayinimi istedim. Şu anda Ruh Sağlığı Hastanesi’nde çalışıyorum. Burada daha çok ‘mobbing’ yaşadım. Cinsel imalar başladı, ‘Ateşli’ bile dediler. Hemşire odasında yaptıkları muhabbetlerin çoğu cinsel içerikli oluyor zaten. Son olarak hemşirelerden biri, mesai bitiminde üstümü değiştirirken, iç çamaşırlarımla kaldığım an’da kapıyı açıp, sonuna kadar dayadı. Savcılığa suç duyurusunda bulundum, henüz bir hafta (aralık ayında) oldu. Ayrıca çocuğum da mahalle baskısı ile ‘mobbing’e maruz kalıyor. Annesinin söylediklerinden etkilenerek, bir arkadaşı pet şişenin kapağını çocuğumun gözüne fırlatmış. Gözünün içi kan dolmuştu.”

“100’ün üzerinde ifade verdim, 24 soruşturma geçirdim”

Profesör Doktor İsmail Hakkı Nur – kayseri / 50 yaşında
“Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı’yım. 2004 – 2007 yılları arasında Veterinerlik Fakültesi Dekanı’ydım. Biri telefon açtı ve ‘Sahte evrak düzenleyerek asistanlık şartlarını sağlayan kişiler var. Dosyalarına bakın’ dedi. İki kişinin mezuniyet transkriptinde farklılıklar olduğunu gördüm. Erciyes Üniversitesi Araştırma Görevliliği’nin not kriteri 100 üzerinden 70. Mezun oldukları okullardan orijinallerini istedim. Biri 59, diğeri 65 ile mezun olmuş. Ortalama tutmayınca, sahte belgeyle yükseltmişler. Hazırladığım dosyayı dönemin rektörüne verdim. Asistanlardan biri istifa etti. 7 Eylül 2007’de dekanlık görevim bitti, 17 Eylül’de soruşturmalarım başladı. Üniversitenin, Kayseri’deki imajını zedeleyecek bir dosya çıkarmıştım. Sahte belgeli öğretim görevlilerinin olması, hem üniversiteler hem de Kayseri civarında olumsuz bir izlenim oluşturabilirdi. Dekanlık yıllarımla ilgili, hakkımda soruşturmalar başlattılar. 100’ün üzerinde ifade verdim, 24 soruşturma geçirdim. Biri hariç hiçbirinde suçlu bulunmadım. Ardından 22 Haziran 2011’de, 40 bin TL. tutarında manevi tazminat davası açtım. Geceler boyunca, hakkımda açılan soruşturmaları düşündüm ve hukuk kitaplarını inceledim. Kızım, üniversiteye başladı, sadece mezuniyetine gidebildim. İstanbul Çapa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’na iki kez kontrole girdim. Mahkemede sunacağım rapora, ‘Yaşanan olaylar sonucunda depresyona girmiştir’ yazıldı.”

‘Mobbing’ nedir?

Bir kişi ya da grup tarafından belli süre, sistematik olarak çeşitli eylem ve işlemlerle mağdurun ekonomik, sosyal ve psikolojik statüsünde olumsuzluklar meydana getiren eylemlerin tümü.

Bekâr ve boşanmış kadınlar baskı altında

Kadın ‘mobbing’ mağdurları, erkeklere göre sayıca fazla, özellikle boşanmış ve bekâr kadınlar. Birçok psikolojik rahatsızlığa maruz kalıyor, kısırlıktan saç dökülmesine, çocuk düşürmeye kadar depresyona bağlı hastalıklara yakalanıyorlar.
Kaynak: Mobbingder

En çok sağlık sektöründe

İlk sırada sağlık sektörü var. Toplumla iç içe ve heyecanlı olmasından kaynaklanıyor. İkinci sırayı Milli Eğitim alıyor. Öğretmenler arasında çıkar kavgası fazla. Üçüncü sırada ise akademisyenler var, en çok da vakıflara bağlı üniversitelerde.
Kaynak: Mobbingder

Kanun Meclis’te beklemede

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde Devlet Personel Başkanlığı ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla ‘Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu’ kurulacak. ‘Çalışma ortamında psikolojik tacizin önlenmesi ve psikolojik tacizle mücadele kurulu kurulması’ hakkında hazırlanan kanun teklifi, yaklaşık bir yıldır Meclis Komisyonu’nda bekliyor.

“’Mobbing’e uğradım” demek için
Başbakanlık Genelgesi’ne göre ‘mobbing’ en çok bu şekillerde uygulanıyor:

Aşağılama
Sözlü ya da yazılı hakaret
Aşırı iş verme ve zamanı kısa tutma
Uyumsuz ve geçimsiz gösterme
Cinsel taciz
Hakkında sürekli soruşturma açma
Sürekli, gereksiz yere geçici görevlendirme
Politik nedenler
Başkalarının suçlarını üstlenmeye zorlama
Hemşericilik yaparak mağduru dışlama
Bölgecilik yaparak mağduru dışlama
Din farklılığı
Mağdurda olmayan sıfatlarla suçlama

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikası
X