Hemşirelerin İşyeri Şiddetine Maruz Kalma Durumları ile İş Doyumları ve İşten Ayrılma Eğilimleri

Nigar  Ünlüsoy Dinçer

Tez Danışmanları: Prof. Dr. Selma GÖRGÜLÜ
Doç. Dr. Aslıhan Öğün BOYACIOĞLU

Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik Esasları Programı Doktora Tezi, Ankara, 2010.

ÖZET: Bu çalışma, hemşirelerin işyeri şiddetine maruz kalma durumları ile iş doyumları ve işten ayrılma eğilimlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma Ankara’da 2’si Sağlık Bakanlığı, 4’ü üniversite ve 2’si özel hastane olmak üzere toplam 9 hastanede yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 3047 hemşire, örneklemini ise tabakalı rasgele yöntemi ile seçilen 407 hemşire oluşturmuştur. Araştırmanın kapsamına alınan hastanelerden yazılı izin, araştırmaya katılmayı kabul eden hemşirelerden yazılı onamları alınmıştır. Araştırmada ILO, ICN, WHO ve PSI tarafından hazırlanan “Workplace Violence in the Health Sector” isimli anket formunun dil geçerliliği ve kültürel adaptasyonu gerçekleştirildikten sonraki hali olan “Hemşirelikte İşyeri Şiddeti Anket Formu”, “Minesota İş Doyum Ölçeği” ve “İşten Ayrılma Eğilimi” bölümlerini kapsayan “Hemşirelerin İşyeri Şiddetine Maruz Kalma Durumları ile İş Doyumları ve İşten Ayrılma Eğilimleri” adlı anket formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel değerlendirmesinde sayı ve yüzdelik hesapları, aritmetik ortalama ki-kikare testi, bağımsız gruplarda t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre  hemşirelerin %67.1’i işyerlerinde son 12 ayda en az birkez ya da daha fazla sayıda şiddete maruz kalmışlardır. Hemşirelerin fiziksel şiddete maruz kalma durumları ile medeni durum, hemşire olarak çalışılan süre, çalışılan birim ve çalışılan görev arasındaki, sözlü tacize maruz kalma durumları ile yaş arasındaki, cinsel tacize maruz kalma durumları ile çalışılan birim arasındaki, yıldırmaya maruz kalma durumları ile çalışılan şehirde uyum sorunu yaşamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p≤0.05). Hemşirelerin genel iş doyumu puan ortalaması 62.13±13.50’dir. Yapılan istatistiksel değerlendirmede yıldırma davranışına maruz kalan hemşirelerin içsel, dışsal ve genel iş doyumları arasında bulunan fark önemli bulunmuştur (p<0.05). Başka bir kurumda iş bulmanın kolaylık derecesi ile fiziksel şiddete, sözlü tacize ve yıldırma davranışına maruz kalma arasında, yine fiziksel şiddete maruz kalma ile önümüzdeki altı ay içinde işten ayrılma düşüncesi arasındaki fark önemli bulunmuştur (p<0.05).
Sonuç olarak hemşirelerin işyerinde şiddete maruz kalma oranlarının oldukça yüksek olduğu, maruz kaldıkları şiddetin (özellikle yıldırma davranışları) iş doyumunu etkilediği ve bunun sonucunda işten ayrılmayı düşündükleri belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.

Araştırma ile ilgili bazı sonuçlar:

Hemşirelerin İşyeri Şiddetine Maruz Kalma Durumları
·      Araştırmaya katılan hemşirelerin herhangi bir şiddete maruz kalma oranı %67.1 olarak bulunmuştur. Hemşirelerin %56.7’si sözlü tacize, % 34.5’i yıldırma davranışlarına, % 13.6’sı fiziksel şiddete, %10.7’si ise cinsel tacize maruz kalmıştır.
·      Hemşireler hastanelerinde şiddet olaylarının (fiziksel şiddet %63.6, sözlü taciz %83.1, cinsel taciz %72.5 ve yıldırma %85.8)sık sık yaşandığını belirtmişlerdir. Hemşirelerin yaklaşık dörtte biri (fiziksel şiddet %23.5, sözlü taciz %63.9, cinsel taciz %15.1 ve yıldırma %39.2) işyerlerinde şiddete bir ya da birden fazla tanık olduklarını belirtmişlerdir.
·      Hemşirelerin en fazla karşılaştıkları fiziksel şiddet davranışı itme (%39.5) ve dövme/tekmeleme/tokatlama/yumruklama (%34.6) davranışlarıdır. Hemşirelerin en sık karşılaştıkları sözlü taciz türü bağırma (%54.4) davranışı, cinsel taciz türü ise sözlü cinsel tacizdir (%71.1). Hemşireler genelde yapılan yanlışlardan sorumlu tutularak  (%14.9) ve başarıları olduğundan daha az gösterilerek  (%14.1) yıldırılmışlardır.
·                    Fiziksel şiddeti uygulayanların  %60.7’sini hastalar oluştururken, sözlü tacizi uygulayanlar en yüksek oranda (%39.7) hasta yakınıdır. Hemşirelere uygulanan cinsel tacizin yarısından fazlası (%54.9) hekimler tarafından uygulanmıştır. Yıldırmaya uğradığını ifade eden hemşirelerin %38.3’ü bu davranışı hekimlerin yaptığını ifade etmiştir. Bu davranışta hekimleri izleyen diğer yüksek oran (%32.0) ise hemşirelere aittir ve yıldırma davranışını uygulayan kişilerin %12.8’i yönetici hemşiredir .
·               Tüm şiddet çeşitlerinin en fazla yaşandığı yer hasta başı/hasta odalarıdır.
·               Hemşirelerin yarısı çalıştıkları kurumda şiddet olayının rapor edilebileceği bir sistemin bulunduğunu belirtmişlerdir.
·      Yaşanan tüm şiddet olaylarından sonra hemşireler en çok hiçbir şey olamamış gibi davrandıklarını belirtmişlerdir (fiziksel şiddet %58.7, sözlü taciz %60.4, cinsel taciz %70.5 ve yıldırma %46.9).
·      Yaşanılan şiddet olayı sonrası yasal süreç başlatılma oranı oldukça düşüktür.   (fiziksel şiddet %9.5, sözlü taciz %7.5 ve yıldırma %4.3, cinsel taciz –yok-).
·               Hemşireler fiziksel şiddete katkıda bulunan faktörler olarak ilk sıralarda iş ve çalışma koşulları, sosyo-ekonomik statü kaynaklı iletişim ve eğitim yetersizliği ve psikolojik durumu; sözlü tacize katkıda bulunan faktörler olarak ilk sıralarda sosyo-ekonomik statü kaynaklı iletişim ve eğitim yetersizliğini, iş ve çalışma koşullarını ve psikolojik durumu; cinsel tacize  katkıda bulunan faktörler olarak ilk sıralarda cinsellik ve erkek egemen söylemi, sosyo-ekonomik statü kaynaklı iletişim ve eğitim yetersizliğini ve psikolojik durumu, yıldırma davranışlarına  katkıda bulunan faktörler olarak ilk sıralarda yıldırma davranışı uygulayan kişinin olumsuz kişilik özelliklerini, yönetimsel yetersizliği ve hastane ve çalışma koşullarını belirtmişlerdir.
·     İşyerinde yaşanan tüm şiddet olaylarını azaltacak en önemli tedbirlere ilişkin hemşirelerin 1.tedbir olarak ifade ettiği önlem eğitimin (%27.2)  olması gerektiğidir. Bunu takiben çalışma koşullarının iyileştirilmesi (%20.1) ve güvenlik önlemleri (%17.0) gelmektedir.
Hemşirelerin Çalıştıkları Kurumda İş Doyum ve Ayrılma Eğilimlerinin Düzeyleri
·      Hemşirelerin genel iş doyumu puan ortalaması 62.13±13.50’dir. Elde edilen yüzdelik değerine göre iş doyum puan ortalamaları orta düzeyde iş doyumunu göstermektedir .·     Herhangi bir şiddete maruz kalan hemşireler, halen çalıştığı işini bırakmayı %25.7’si çoğu zaman, %11.9’u ise sürekli olarak düşündüklerini ifade etmişlerdir.
Hemşirelerin İşyeri Şiddetine Maruz Kalma Durumu, İş Doyumu Düzeyi ve İşten Ayrılma Eğilimleri
·      Sözlü tacize, cinsel tacize ve yıldırma davranışına maruz kalan hemşirelerin genel iş doyum puan ortalamaları; sözlü tacize, cinsel tacize ve yıldırma davranışına maruz kalmayan hemşirelerin genel iş doyumu puan ortalamasından daha düşüktür. Yapılan istatistiksel değerlendirmede yıldırma davranışına maruz kalan hemşirelerin içsel, dışsal ve genel iş doyumları arasında bulunan fark önemli bulunmuştur (p<0.05).
·      Başka bir kurumda iş bulmanın kolaylık derecesi ile fiziksel şiddete, sözlü tacize ve yıldırma davranışına maruz kalma arasında önemli bir fark bulunmuştur (p<0.05).
·      Fiziksel şiddete maruz kalma ile önümüzdeki altı ay içinde işten ayrılma düşüncesi arasındaki fark önemli bulunmuştur (p<0.05).
·      Halen çalıştığı işini bırakmayı hiç düşünmeyen hemşirelerin içsel, dışsal ve genel iş doyum puanları; halen çalıştığı işini bırakmayı sürekli olarak düşünen hemşirelerin içsel, dışsal ve genel iş doyumlarından daha yüksektir. Hemşirelerin halen çalıştıkları işini bırakma niyetleri ile içsel, dışsal ve genel iş doyumları arasında istatistiksel olarak, gruplar arasında fark saptanmıştır (p<0.05).
·      Hemşirelerin halen çalıştığı işine devam etmeyi düşündüğü süre ile içsel, dışsal ve genel iş doyumları arasında yapılan istatistiksel değerlendirmede aradaki fark önemli bulunmuştur (p<0.05).
·      Önümüzdeki 6 ay içinde işten ayrılma düşüncesi ile iş doyumu puan ortalamaları arasında yapılan istatistiksel değerlendirmede; işten ayrılmayı kesinlikle düşünen hemşirelerin genel iş doyum puan ortalamaları, kesinlikle düşünmeyen hemşirelerin iş doyumu puan ortalamalarından daha düşük olduğu görülmektedir. Yapılan istatistiksel değerlendirmede hemşirelerin önümüzdeki 6 ay içinde işten ayrılma düşüncesi ile içsel, dışsal ve genel iş doyum puan ortalamaları arasındaki farkın önemli olduğu bulunmuştur (p<0.05).

ri

Nigar  Ünlüsoy Dinçer

Tez Danışmanları: Prof. Dr. Selma GÖRGÜLÜ
Doç. Dr. Aslıhan Öğün BOYACIOĞLU

Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik Esasları Programı Doktora Tezi, Ankara, 2010.

ÖZET: Bu çalışma, hemşirelerin işyeri şiddetine maruz kalma durumları ile iş doyumları ve işten ayrılma eğilimlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma Ankara’da 2’si Sağlık Bakanlığı, 4’ü üniversite ve 2’si özel hastane olmak üzere toplam 9 hastanede yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 3047 hemşire, örneklemini ise tabakalı rasgele yöntemi ile seçilen 407 hemşire oluşturmuştur. Araştırmanın kapsamına alınan hastanelerden yazılı izin, araştırmaya katılmayı kabul eden hemşirelerden yazılı onamları alınmıştır. Araştırmada ILO, ICN, WHO ve PSI tarafından hazırlanan “Workplace Violence in the Health Sector” isimli anket formunun dil geçerliliği ve kültürel adaptasyonu gerçekleştirildikten sonraki hali olan “Hemşirelikte İşyeri Şiddeti Anket Formu”, “Minesota İş Doyum Ölçeği” ve “İşten Ayrılma Eğilimi” bölümlerini kapsayan “Hemşirelerin İşyeri Şiddetine Maruz Kalma Durumları ile İş Doyumları ve İşten Ayrılma Eğilimleri” adlı anket formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel değerlendirmesinde sayı ve yüzdelik hesapları, aritmetik ortalama ki-kikare testi, bağımsız gruplarda t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre  hemşirelerin %67.1’i işyerlerinde son 12 ayda en az birkez ya da daha fazla sayıda şiddete maruz kalmışlardır. Hemşirelerin fiziksel şiddete maruz kalma durumları ile medeni durum, hemşire olarak çalışılan süre, çalışılan birim ve çalışılan görev arasındaki, sözlü tacize maruz kalma durumları ile yaş arasındaki, cinsel tacize maruz kalma durumları ile çalışılan birim arasındaki, yıldırmaya maruz kalma durumları ile çalışılan şehirde uyum sorunu yaşamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p≤0.05). Hemşirelerin genel iş doyumu puan ortalaması 62.13±13.50’dir. Yapılan istatistiksel değerlendirmede yıldırma davranışına maruz kalan hemşirelerin içsel, dışsal ve genel iş doyumları arasında bulunan fark önemli bulunmuştur (p<0.05). Başka bir kurumda iş bulmanın kolaylık derecesi ile fiziksel şiddete, sözlü tacize ve yıldırma davranışına maruz kalma arasında, yine fiziksel şiddete maruz kalma ile önümüzdeki altı ay içinde işten ayrılma düşüncesi arasındaki fark önemli bulunmuştur (p<0.05).
Sonuç olarak hemşirelerin işyerinde şiddete maruz kalma oranlarının oldukça yüksek olduğu, maruz kaldıkları şiddetin (özellikle yıldırma davranışları) iş doyumunu etkilediği ve bunun sonucunda işten ayrılmayı düşündükleri belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.

Araştırma ile ilgili bazı sonuçlar:

Hemşirelerin İşyeri Şiddetine Maruz Kalma Durumları
·      Araştırmaya katılan hemşirelerin herhangi bir şiddete maruz kalma oranı %67.1 olarak bulunmuştur. Hemşirelerin %56.7’si sözlü tacize, % 34.5’i yıldırma davranışlarına, % 13.6’sı fiziksel şiddete, %10.7’si ise cinsel tacize maruz kalmıştır.
·      Hemşireler hastanelerinde şiddet olaylarının (fiziksel şiddet %63.6, sözlü taciz %83.1, cinsel taciz %72.5 ve yıldırma %85.8)sık sık yaşandığını belirtmişlerdir. Hemşirelerin yaklaşık dörtte biri (fiziksel şiddet %23.5, sözlü taciz %63.9, cinsel taciz %15.1 ve yıldırma %39.2) işyerlerinde şiddete bir ya da birden fazla tanık olduklarını belirtmişlerdir.
·      Hemşirelerin en fazla karşılaştıkları fiziksel şiddet davranışı itme (%39.5) ve dövme/tekmeleme/tokatlama/yumruklama (%34.6) davranışlarıdır. Hemşirelerin en sık karşılaştıkları sözlü taciz türü bağırma (%54.4) davranışı, cinsel taciz türü ise sözlü cinsel tacizdir (%71.1). Hemşireler genelde yapılan yanlışlardan sorumlu tutularak  (%14.9) ve başarıları olduğundan daha az gösterilerek  (%14.1) yıldırılmışlardır.
·                    Fiziksel şiddeti uygulayanların  %60.7’sini hastalar oluştururken, sözlü tacizi uygulayanlar en yüksek oranda (%39.7) hasta yakınıdır. Hemşirelere uygulanan cinsel tacizin yarısından fazlası (%54.9) hekimler tarafından uygulanmıştır. Yıldırmaya uğradığını ifade eden hemşirelerin %38.3’ü bu davranışı hekimlerin yaptığını ifade etmiştir. Bu davranışta hekimleri izleyen diğer yüksek oran (%32.0) ise hemşirelere aittir ve yıldırma davranışını uygulayan kişilerin %12.8’i yönetici hemşiredir .
·               Tüm şiddet çeşitlerinin en fazla yaşandığı yer hasta başı/hasta odalarıdır.
·               Hemşirelerin yarısı çalıştıkları kurumda şiddet olayının rapor edilebileceği bir sistemin bulunduğunu belirtmişlerdir.
·      Yaşanan tüm şiddet olaylarından sonra hemşireler en çok hiçbir şey olamamış gibi davrandıklarını belirtmişlerdir (fiziksel şiddet %58.7, sözlü taciz %60.4, cinsel taciz %70.5 ve yıldırma %46.9).
·      Yaşanılan şiddet olayı sonrası yasal süreç başlatılma oranı oldukça düşüktür.   (fiziksel şiddet %9.5, sözlü taciz %7.5 ve yıldırma %4.3, cinsel taciz –yok-).
·               Hemşireler fiziksel şiddete katkıda bulunan faktörler olarak ilk sıralarda iş ve çalışma koşulları, sosyo-ekonomik statü kaynaklı iletişim ve eğitim yetersizliği ve psikolojik durumu; sözlü tacize katkıda bulunan faktörler olarak ilk sıralarda sosyo-ekonomik statü kaynaklı iletişim ve eğitim yetersizliğini, iş ve çalışma koşullarını ve psikolojik durumu; cinsel tacize  katkıda bulunan faktörler olarak ilk sıralarda cinsellik ve erkek egemen söylemi, sosyo-ekonomik statü kaynaklı iletişim ve eğitim yetersizliğini ve psikolojik durumu, yıldırma davranışlarına  katkıda bulunan faktörler olarak ilk sıralarda yıldırma davranışı uygulayan kişinin olumsuz kişilik özelliklerini, yönetimsel yetersizliği ve hastane ve çalışma koşullarını belirtmişlerdir.
·     İşyerinde yaşanan tüm şiddet olaylarını azaltacak en önemli tedbirlere ilişkin hemşirelerin 1.tedbir olarak ifade ettiği önlem eğitimin (%27.2)  olması gerektiğidir. Bunu takiben çalışma koşullarının iyileştirilmesi (%20.1) ve güvenlik önlemleri (%17.0) gelmektedir.
Hemşirelerin Çalıştıkları Kurumda İş Doyum ve Ayrılma Eğilimlerinin Düzeyleri
·      Hemşirelerin genel iş doyumu puan ortalaması 62.13±13.50’dir. Elde edilen yüzdelik değerine göre iş doyum puan ortalamaları orta düzeyde iş doyumunu göstermektedir .·     Herhangi bir şiddete maruz kalan hemşireler, halen çalıştığı işini bırakmayı %25.7’si çoğu zaman, %11.9’u ise sürekli olarak düşündüklerini ifade etmişlerdir.
Hemşirelerin İşyeri Şiddetine Maruz Kalma Durumu, İş Doyumu Düzeyi ve İşten Ayrılma Eğilimleri
·      Sözlü tacize, cinsel tacize ve yıldırma davranışına maruz kalan hemşirelerin genel iş doyum puan ortalamaları; sözlü tacize, cinsel tacize ve yıldırma davranışına maruz kalmayan hemşirelerin genel iş doyumu puan ortalamasından daha düşüktür. Yapılan istatistiksel değerlendirmede yıldırma davranışına maruz kalan hemşirelerin içsel, dışsal ve genel iş doyumları arasında bulunan fark önemli bulunmuştur (p<0.05).
·      Başka bir kurumda iş bulmanın kolaylık derecesi ile fiziksel şiddete, sözlü tacize ve yıldırma davranışına maruz kalma arasında önemli bir fark bulunmuştur (p<0.05).
·      Fiziksel şiddete maruz kalma ile önümüzdeki altı ay içinde işten ayrılma düşüncesi arasındaki fark önemli bulunmuştur (p<0.05).
·      Halen çalıştığı işini bırakmayı hiç düşünmeyen hemşirelerin içsel, dışsal ve genel iş doyum puanları; halen çalıştığı işini bırakmayı sürekli olarak düşünen hemşirelerin içsel, dışsal ve genel iş doyumlarından daha yüksektir. Hemşirelerin halen çalıştıkları işini bırakma niyetleri ile içsel, dışsal ve genel iş doyumları arasında istatistiksel olarak, gruplar arasında fark saptanmıştır (p<0.05).
·      Hemşirelerin halen çalıştığı işine devam etmeyi düşündüğü süre ile içsel, dışsal ve genel iş doyumları arasında yapılan istatistiksel değerlendirmede aradaki fark önemli bulunmuştur (p<0.05).
·      Önümüzdeki 6 ay içinde işten ayrılma düşüncesi ile iş doyumu puan ortalamaları arasında yapılan istatistiksel değerlendirmede; işten ayrılmayı kesinlikle düşünen hemşirelerin genel iş doyum puan ortalamaları, kesinlikle düşünmeyen hemşirelerin iş doyumu puan ortalamalarından daha düşük olduğu görülmektedir. Yapılan istatistiksel değerlendirmede hemşirelerin önümüzdeki 6 ay içinde işten ayrılma düşüncesi ile içsel, dışsal ve genel iş doyum puan ortalamaları arasındaki farkın önemli olduğu bulunmuştur (p<0.05).

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikası
X