Anasayfa / Arşiv / İZMİR 2.İDARE MAHKEMESİNDEN İLGİNÇ KARAR

İZMİR 2.İDARE MAHKEMESİNDEN İLGİNÇ KARAR

 

İzmir İkinci İdare Mahkemesi öylesine ilginç bir karara imza attı ki, okuyanları hayrete düşürdü. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda çalışan  mobbingder üyesi, Dr.Vehbi Caner ÖCAL’ın açtığı UYARMA disiplin cezasının iptaline ilişkin davada, verilen kararlar, idari yargının karar verirken gerekli özeni göstermediğini ortaya koydu. Dava İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının Vehbi Caner ÖCAL’a verdiği uyarma disiplin cezasının iptaline ilişkin olarak açılır.  Davada,  İzmir İkinci İdare Mahkemesi, dilekçe ret kararı vererek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının 15/11/2013 tarihli işlemiyle tesis edilen UYARMA disiplin cezasının iptali istemiyle açılmasını ister. Vehbi Caner ÖCAL’da dilekçesini mahkemenin gösterdiği doğrultuda düzeltir ve yasal süresi içinde mahkemeye sunar. Ancak Mahkeme bu seferde dava konusu işlemi İzmir Büyükşehir Belediyesinin 28/11/2013 tarihli işlemi gibi kabul ederek ret kararı verir. Vehbi Caner ÖCAL, İzmir Bölge İdare Mahkemesine itirazda bulunur ancak Bölge İdare Mahkemesi de yapılan itirazları dikkate almaz ve  ret kararı verir. Dava konusu karar düzeltme aşamasındadır ve  hukuka aykırı karar verenler hakkında davacı tarafından HSYK’ya suç duyurusunda bulunulmuştur. Böylesine vahim bir kararın hem idare mahkemesinden hem de bölge idare mahkemesinden çıkmış olması oldukça düşündürücüdür. Mobbing ile Mücadele Derneği, konuyu yakından takip etmektedir. İlginç kararlar aşağıdadır.

Kolay gele

Tarık TURNA

 

 

———————————————————————————————

 

T.C. İZMİR BÖLGE İDARE MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI

T.C. İZMİR İKİNCİ İDARE MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA,

(T: 09.01.2014, E: 2013/1775 ve K: 2014/5 “dilekçe ret” kararı gereği)

İZMİR

 DAVACI                                                                : DR. VEHBİ CANER ÖCAL

                                                                  (İletişim bilgileri antettedir, TCKN: XXXXXXXXXXX)

 DAVALI                                                     : T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Cumhuriyet Bulvarı No: 1

35250 Konak/İZMİR

 DAVANIN TÜRÜ                                        : İptal Davası

İŞLEMİN (CEZANIN) TEBLİĞ TARİHİ    : 20.11.2013 (Ek 3)

İŞLEME (CEZAYA) İTİRAZ TARİHİ         : 25.11.2013 (Ek 5 ve Ek 6)

İTİRAZ KARAR (RET) TARİHİ                 : 02.12.2013 (Ek 7)

İŞBU DAVAYA DAYANAK OLAN

DAVA TARİHİ VE DOSYA NO                               : 30.12.2013 (T.C. İzmir İkinci İdare Mahkemesi’nin 2013/1775 E. sayılı dosyası)

İŞBU DAVAYA DAYANAK OLAN

MAHKEME KARARININ TEBLİĞ

TARİHİ VE KARAR SAYISI                                   : 17.01.2014 (T.C. İzmir İkinci İdare Mahkemesi’nin 09.01.2014 tarihli E: 2013/1775 ve K: 2014/5 sayılı dilekçe ret kararı)

 DAVA KONUSU                                                     : Tarafıma davalı idarece açılan 2013/837 numaralı disiplin soruşturması sonucunda, Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 18.11.2013 tarihli ve 1415 sayılı işlemi ve ekindeki 15.11.2013 tarihli ve 17/837 sayılı işlemi ile verilen UYARMA disiplin cezasının işbu dilekçemde açıklanan ve Sayın Başkanlığınızca kendiliğinden tespit edilecek diğer nedenlerle İPTALİ hakkında.

 

DAVA TARİHİ                                                       : 27.01.2014

Davalı idarenin Etüd ve Projeleri Daire Başkanlığı Etüd Proje Şube Müdürlüğü’nde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak çalışıyorum. İdarece tarafıma 2013/837 sayılı ve 13, 14, 15, 16, 17, 20 ve 27 Mayıs 2013 tarihlerinde neden göreve gelmediğim bazı yönetici ve personel tarafından bilinmesine karşın, anılan tarihlerde göreve gelmediğimden bahisle kasten ve bilerek soruşturma açılmış ve işbu soruşturmada soruşturmacı olarak müfettiş Semih ÖCAL görevlendirilmiştir.

İşbu dava konusu; davalı idare Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 18.11.2013 tarih ve 1415 sayılı işlemi ve ekindeki 15.11.2013 tarihli ve 17/837 sayılı işlemindeki UYARMA cezasının İPTALİ istemidir.

İşbu davaya dayanak olan Sayın Mahkemenizin E: 2013/1775 sayılı davası, dava konusunun bir tek idari işleminden ve davalı idarenin 2013/837 sayılı soruşturma dosyasından doğması sebepleriyle tek bir dilekçe ile tarafımdan 30.12.2013 tarihinde açılmış idi. Sayın Mahkemenizin E: 2013/1775 sayılı dosyadaki dava konusu işlem hakkında, 09.01.2014 tarihli ve K: 2014/5 sayılı “dilekçe ret” kararı ile 2577 sayılı kanunun beşinci maddesine uygunluk bulunmadığına karar verildiğinden, anılan karar gereğince işbu dava, ayrı disiplin cezaları için ayrı ayrı olmak üzere şimdiki şekliyle açılmak zorunda kalmıştır.

Davalı idare Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 25.06.2013 tarih ve 837-895 sayılı işlemi ile tarafıma disiplin soruşturması açıldığını öğrendim (Ek 1). Öğrenir öğrenmez ve savunma yapmadan önce, soruşturma dosyamı incelemek istememe rağmen, dosyam soruşturmacı tarafından tarafıma incelettirilmemiştir. Böylece tarafım, soruşturma dosyası tarafıma incelettirilmeden 27.06.2013 tarihli savunmamı vermek zorunda kalmıştır (Ek 2).

Soruşturma sonucunda davalı idare, dava konusu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz KOCAOĞLU imzalı işlemi ile 20.11.2013 tarihinde tarafıma tebliğ edilen (Ek 3) UYARMA cezasını vermiştir (Ek 4). Dava konusu ceza, en başta ve şimdilik çok açıkça hukuka aykırılıkları barındırdığından, “adil yargılanma hakkıma” müdahale eden aşağıdaki altı maddenin her biri yönünden ve öncelikler sıralaması içerisinde yargısal denetiminin yapılmasını gerektirmektedir. Aşağıdaki altı maddenin sadece birisi bile dava konusu işlemin mümkün olan en kısa sürede iptali için yeterlidir. Şöyle ki:

  1. Tarafıma gönderilen Ek 1’deki yazıda, ilgili uluslararası ve ulusal mevzuata ve içtihatlara aykırı biçimde, açılan soruşturmadaki fiil veya fiillerin nelerden ibaret olduğu eksiksiz ve tam biçimde bildirilmemiştir. Bunun ispatı da, Ek 4’ün üçüncü sayfasının (B) bendinde olup bu kısımda yazan; “Diğer soruşturma konusunu oluşturan V. Caner Öcal’ın almış olduğu istirahat raporları, çeşitli tarihlerde Bilgi Edinme Birimine yaptığı başvuruları ve yazışmaları ile ilgili olarak…” şeklindeki hususların soruşturma konusu olabilmesi için Ek 1’de yazıyor olması gerekirken bunun yazmadığı sabittir. Yani, soruşturma konusunda Ek 1’deki konu dışına kasten ve bilerek çıkılarak soruşturma sonuçlandırılmıştır. Ek 4’ün üçüncü sayfasının (B) bendindeki iddiaların hepsi, ilgili uluslararası ve ulusal mevzuatlarla kişilere tanınmış “haklar” olup, hakkını kullanan kişiye hem ceza verilemeyeceği hem de soruşturma dahi açılamayacağı hukuk devleti olmanın olmazsa olmazıdır. Kaldı ki, eğer davalı idarenin bu yönde iddia/iddiaları mevcut ise, böyle bir konunun tarafımın kamu görevinden kaynaklanıyor olması şartını taşıması koşuluyla, soruşturulma yerinin T.C. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı olması gerekirken, davalı idare bu yönüyle de kendisini adli makamlar yerine koyarak yetkisini çoktan aşmıştır.
  2. Davalı idarece tarafımın iki gün içinde savunması alınmıştır. Bu husus 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 130. maddesindeki; “…Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde…” şeklindeki savunma süresinin soruşturulana tanınması gerektiği yönündeki hükmüne aykırıdır.
  3. 27.06.2013 tarihli savunmam öncesi, her aşamada tarafımın incelemesine hukuken açık olması gereken soruşturma dosyam tarafıma incelettirilmemiş, inceleyemediğim dosyaya karşı tarafım 27.06.2013 tarihli savunmamı psikolojik baskı, kariyerimi olumsuz yönde etkilemek amacıyla uzun zamandan beri tarafıma uygulanan mobbing eylemleri ve işbu dava konusu soruşturma ile yine ve yeni bir mobbing eylemi etkisi altında yapmak zorunda bırakılmıştır. İşbu dava konusu cezaya ait disiplin soruşturmasında “soruşturulan” tarafıma, dosya hiçbir şekilde incelettirilmeden, dolayısıyla hakkımdaki suçlamaları tam ve eksiksiz olarak bilmeyerek (bunun ispatı da Ek 4’ün üçüncü sayfasının B bendinde yazanlar ile Ek 1’de yazanların tam ve eksiksiz biçimde örtüşmemesidir), iki gün içinde savunma istenmesi sebebiyle, savunmamda kendimi iyi ifade etmem kasıtlı ve bilinçli olarak engellenmiştir. Böylece savunma yapmam, idarece çok ama çok zor, hatta imkansız hale getirilmiştir. Bu yöndeki pek çok sayıdaki uluslararası ve ulusal içtihatlardan sadece birisi olan T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 12.06.2008 tarihli E: 2005/3292 ve K: 2008/1633 sayılı kararında aynen; “…İncelenmeyen bir soruşturma raporuna karşı iddia ve savunmada bulunmak zor, hatta imkansızdır…” diyerek soruşturma dosyalarındaki her türlü bilgi ve belgenin “soruşturulana” açılmasını zorunlu kılmaktadır. Ayrıca soruşturma dosyasının tarafıma incelettirilmediği hususu savunmamda da yazılı ve sabittir.
  4. Tarafıma 20.11.2013 tarihinde tebliğ edilen dava konusu işleme karşı tarafım itirazlarda bulunmadan önce de, her aşamada tarafıma açık olan soruşturma dosyasını incelemek istemiş, ancak davalı idare ilgililerince yine dosya tarafıma incelettirilmemiştir. Yine “adil yargılanma hakkım” davalı idarece tekrar engellenmiş ve davalı idarenin üçüncü maddedeki tutumu yine tekrar etmiştir. Tarafım tıpkı savunmamda olduğu gibi, bu sefer de 25.11.2013 tarihli ve 14753 ve 14757 sayılı itirazlarımı yine soruşturma dosyasını inceleyemeden yapmak zorunda bırakılmıştır (Ek 5 ve Ek 6). Soruşturma dosyasının bu sefer de itiraz aşamasında tarafıma incelettirilmediği hususu, Ek 5 ve Ek 6’daki itirazlarımda da yine yazılı ve sabittir. Daha sonra da Ek 5 ve Ek 6’daki itirazlarım, İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı Memur Personel Şube Müdürlüğü’nün 02.12.2013 tarih ve 14750 sayılı işlemiyle ret edilmiştir (Ek 7). Bu sebeple artık Makamınıza başvurma ve işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur. Böylece 20.11.2013 tarihinde tarafıma tebliğ edilen dava konusu işlem ve cezaya 25.11.2013 tarihinde itirazlarda bulunarak işlemeye başlayan dava açma süresi kesilmiş, kesilen süre davalı idarenin itirazlarıma verdiği 02.12.2013 tarihli işlemi ile tekrar işlemeye başlamış, 30.12.2013 tarihinde Sayın Mahkemenizde E: 2013/1775 davası açılarak süre tekrar kesilmiş, akabinde Sayın Mahkemenizin bu dosyada verdiği “dilekçe ret” kararı 17.01.2014 tarihinde tarafıma tebliğ edilmiş ve en sonunda da 27.01.2014 tarihinde işbu dava açılmıştır.
  5. İdare hukukunda bir disiplin soruşturması sonucunda ancak ve ancak bir disiplin cezası verilebilecekken, dava konusu cezaya ait davalı idarenin 2013/837 sayılı disiplin soruşturma dosyasında tarafıma; bir UYARMA ve İKİ AYLIKTAN KESME olmak üzere toplam ÜÇ adet disiplin cezası verilmiştir. Bu hususta da bulunan pek çok Danıştay içtihadında ortak olarak ve özetle; “disiplin cezası verilirken birkaç madde ile ilgili suçlardan dolayı ancak bir ceza verilebileceği” hususu sabittir.
  6. İlgili uluslararası ve ulusal mevzuat hükümlerine aykırı olarak, disiplin cezalarının tebliği sırasında yasa yolları ve varsa itiraz usul, makam ve süresinin de yazılması zorunluluğuna karşın, Ek 4’te görüleceği üzere dava konusu cezanın tebliği sırasında bu hususlar da yazılı değildir.

Yukarıdaki altı maddenin her biri, dava konusu işlemin mümkün olan en kısa sürede İPTALİNİ sağlamaya yeterlidir. Çünkü yukarıdaki altı adet hukuka aykırılığın her biri, davanın şu aşamasında da, herhangi bir yerinde de, dava tarihinden bir yıl, beş yıl, on yıl, yüzyıl, binyıl sonra da değişmeyecek ve gözardı edilemeyecek ölçüde somut ve çok açık hukuka aykırılıkları içermektedir. Dosyada yukarıda sunulanların dışında da ayrıca pek çok hukuka aykırılıklar mevcuttur. İşbu dava konusu işlemler öncesi, sırası ve sonrası ve pek çok diğer işlemler ile idarenin tek taraflı irade gücünü kullanarak tarafıma karşı işlemler tesis edildiği, işbu dava konusu ceza “kesinleşmiş” gibi tarafımın suçlu ilan edildiği ve tarafımın karalandığı da ayrıca görülmektedir. Artık davalı idare, işbu ceza ile tarafımın kariyerini olumsuz yönde etkileme amacı içinde olduğunu fazlasıyla ve çok somut biçimde ispatlamıştır.

Davalı idarenin işbu dava dilekçeme karşılık vereceği savunmasında, yukarıdaki altı adet hukuka aykırılığa karşı diyeceklerini, konu/konuları saptırmaksızın, aynı altı madde sıralaması içinde sunması beklenmektedir. Zaten davalı idarenin, işbu dilekçemdeki altı adet hukuka aykırılığa karşı her bir madde için diyeceklerini söylemeden diğer hususlara girmesi veya konu/konuları saptırmaya çalışması hukuken doyurucu, inandırıcı, ikna edici ve mümkün değildir.

Sayın Mahkemenizce de en öncelikle yukarıdaki altı adet hususun her birisinin, ayrı ayrı ve öncelikler sıralaması içerisinde gerekçelendirilerek yargısal denetiminin mümkün olan en kısa sürede yapılması gerekmektedir. Eğer yukarıdaki altı adet hukuka aykırılık yargısal denetim hiyerarşisi içinde yeterli görülmez ise, Sayın Mahkemenizce tarafıma sunulacak gerekçe veya gerekçeler dahilinde ek süre verilmesi ile bu bildirime müteakip dava konusu işlemdeki ilave ve diğer hukuka aykırılıklar Mahkemenize tarafımdan ayrıca sunulacaktır. Ancak ilave ve diğer hukuka aykırılıklara girebilmenin olmazsa olmaz şartı, yukarıdaki altı adet hukuka aykırılığın her birine karşı davalı idarenin hukuken doyurucu, inandırıcı ve ikna edici düzeyde olması koşuluyla, dava konusu cezanın kendileri yönünden hukuka uyarlı olduğunu Sayın Mahkemenize ve tarafıma karşı ispatlamasıdır.

SONUÇ ve İSTEMLER

Ek 4’teki dava konusu işlem ile verilen somut biçimde ve çok açıkça hukuka aykırı olan UYARMA cezasının işbu dilekçemde açıklanan ve Sayın Başkanlığınızca kendiliğinden tespit edilecek diğer nedenlerle İPTALİ ile işbu dosyadaki tüm yargılama harç ve posta masraflarının dava tarihinden maddi ve manevi sıkıntı ve üzüntüye maruz kalan ve zor günler geçiren tarafıma ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak tarafıma ödenmesine karar verilmesi hususunda gereğini saygılarımla arz ve talep ederim. 27.01.2014

Dr. Vehbi Caner ÖCAL

(DAVACI)

 Ekleri:

  1. Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 25.06.2013 tarih ve 837-895 sayılı işlemi (1 sayfa),
  2. 27.06.2013 tarihli savunmam ve ekleri (5 sayfa),
  3. Dava konusu işlemin tebliğ belgesi (1 sayfa),
  4. Dava konusu işlem olan Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 18.11.2013 tarihli ve 1415 sayılı işlem ve ekindeki 15.11.2013 tarihli ve 17/837 sayılı işlemi (3 sayfa),
  5. Ek 4’e 25.11.2013 tarihli ve 14753 sayılı itirazım (1 sayfa),
  6. Ek 4’e 25.11.2013 tarihli ve 14757 sayılı itirazım (1 sayfa) ve
  7. Ek 5 ve Ek 6’daki itirazlarıma karşı İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı Memur Personel Şube Müdürlüğü’nün 02.12.2013 tarih ve 14750 sayılı RET kararı (2 sayfa).

 

T.C.

İZMİR

2. İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/137

KARAR NO : 2014/1402

DAVACI : VEHBİ CANER ÖCAL

Olimpiyat Köyü, Çetin Emeç Mah. Atletizm Sok. K-1 Sitesi, 17. Blok, No:24, D.4 Balçova / İZMİR

DAVALI : T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

VEKİLİ : AV. ALPER DOĞRUÖZ

Cumhuriyet Bulvarı No: 1 Konak/İZMİR

DAVANIN ÖZETİ : İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Etüd ve Projeler Daire Başkanlığı Etüd Proje Şube Müdürlü’nde mimar olarak görev yapan davacının, uyarma cezası ile tecziyesine ilişkin 28.11.2013 tarihli ve 2299 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Etüd ve Projeler Dairesi Başkanlığı işleminin, soruşturma dosyası kendisine incelettirilmeden savunma yapmak zorunda bırakıldığı, savunma yapması için sadece 2 günlük süre tanındığı, bir fiil nedeniyle üç ayrı ceza verildiği ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacının raporlu olduğu dönemde raporunun yönetmelikte belirtilen sürede ibraz etmediği, 20.05.2013 ve 27.05.2013 tarihlerinde izinsiz ve özürsüz olarak görevine gelmediğinin soruşturma sonucu sabit olduğu, sabit olan eylemleri nedeniyle verilen disiplin cezalarının hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İzmir 2.İdare Mahkemesi’nce gereği görüşüldü:

Dava, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Etüd ve Projeler Daire Başkanlığı Etüd Proje Şube Müdürlü’nde mimar olarak görev yapan davacının, uyarma cezası tecziyesine ilişkin 28.11.2013 tarihli ve 2299 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Etüd ve Projeler Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

657 sayılı Devlet memurları Kanunu’nun 125 maddesinin A bendinde uyarma, memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesi olarak tanımlanmış, (a) alt bendinde de, “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımda kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak“ uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

29/10/2011 tarih ve 28099 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7. Maddesinin (3) fıkrasında, “Kamu hizmetlerinde aksamaya yol açılmaması ve bu Yönetmelik ile belirlenen usul ve esaslara uygunluğunun tespit edilebilmesi için, hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi zorunludur. Yıllık iznini yurtdışında geçiren memurların aldıkları hastalık raporları, dış temsilciliklerce onaylanmalarını müteakip en geç izin bitim tarihinde disiplin amirlerine intikal ettirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 08.05.2014–17.05.2013 tarihleri arasını kapsayan dönemde istirahatli olduğu halde sözkonusu raporu zamanında disiplin amirine bildirmemesi nedeniyle 657 sayılı Yasanın 125/A–a. maddesi uyarınca 28.11.2013 tarihli ve 2299 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Etüd ve Projeler Dairesi Başkanlığı işlemiyle “uyarma“ cezası ile tecziye edildiği, buna yaptığı itirazın 11.12.2013 tarihli ve 15081 sayılı İzmir Büyükşehir Belediyesi 2

T.C.

İZMİR

2. İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/137

KARAR NO : 2014/1402

Disiplin Kurulu kararıyla reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Olayda, davacının raporlu olduğu sabit olmakla birlikte raporunu yönetmelikte belirtilen sürede ibraz etmediği, kendisine raporu sorulduğunda da konuyla ilgili yazılı bilgi ve belge istenilmesini talep ettiği tartışmasızdır.

Bu durumda, davacının hastalık raporunu süresinde ibraz etmediği sabit olduğundan, eylemine uyan görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davranmak fiili nedeniyle uyarma cezasıyla tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Öte yandan, davacı tarafından kendisine 7 günlük savunma süresi verilmediği ileri sürülmekte ise de, disiplin cezası verilmeden önce, 25.11.2013 tarih ve 2261 sayılı yazıyla 7 gün içerisinde savunmasını vermesi istenildiği halde, aynı günlü cevapla bu aşamada tarafınca yapılacak bir husus bulunmadığı belirtildiğinden, savunmasını vermesi için yasal süre tanınmadığı iddiasına itibar edilmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 92,40 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, AAÜT uyarınca belirlenen 750,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere 25/11/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan                                    Üye                                                    Üye

ALİ TELLİ              DURSUN ÖZDEMİR                          ERKAN ALTIN

32733                                  42977                                                     101990

YARGILAMA GİDERLERİ :

Başvurma Harcı : 25,20 TL

Karar Harcı : 25,20 TL

Posta Gideri : 42,00 TL

TOPLAM : 92,40 TL

————————————————————————————————————-

T.C. İZMİR BÖLGE İDARE MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

SUNULMAK ÜZERE

(RET KARARINA İTİRAZ)

T.C. İZMİR İKİNCİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA,

İZMİR

DOSYA NO : 2014/137 E., 2014/1402 K., 2014/….. T.

DAVACI : DR. VEHBİ CANER ÖCAL

(İTİRAZ EDEN) (İletişim bilgileri antettedir,

TCKN: XXXXXXXXXXX)

DAVALI

(ALEYHİNE İTİRAZ EDİLEN) : T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

VEKİLİ : Av. Alper DOĞRUÖZ

Cumhuriyet Bulvarı No: 1 (35250) Konak/İZMİR

DAVANIN TÜRÜ/AŞAMASI : İptal Davası/İtiraz

KARARIN TEBLİĞ TARİHİ : 20.12.2014

İTİRAZ TARİHİ : 29.12.2014

İTİRAZ EDİLEN HÜKÜM : İzmir İkinci İdare Mahkemesi’nin 25.11.2014 tarihli, E:2014/137 ve K:2014/1402 sayılı dava konusu olmayan işleme yönelik aldığı ret hükmü.

KONUSU : Yukarıda numarası verilen dosyada; davalı idare 15.11.2013 tarihli, 17/837 sayılı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz KOCAOĞLU imzalı ve onaylı işleminin “uyarma” cezasına ait kısmı dava konusu işlem iken, davalı idarenin bambaşka ve dava konusu olmayan işlemi yargılayarak alınan mevcut ret kararının ÇOK ACİL olarak itirazen KALDIRILMASI/BOZULMASI hakkında.

Tıpkı işbu dosyada olduğu gibi, görevli bir Mahkemenin “dava konusu işlemi” değiştirmek gibi bir görevi asla bulunmamaktadır. İşbu dosyada dava konusu işlem yargılanmamıştır. Dolayısıyla artık gerisinin hiçbir önemi kalmamıştır. Mevcut karar ve yargılama, kararı gören herkesin aşırı derecede dikkatini çekmektedir. Şöyle ki:

1) İşbu dava dosyasındaki 27.01.2014 tarihli dava dilekçemde de yazılı olan dava konusu işlem; “…Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 18.11.2013 tarih ve 1415 sayılı işlemi ve ekindeki 15.11.2013 tarihli ve 17/837 sayılı işlemindeki UYARMA cezasının İPTALİ istemidir” (Tarih: 27.01.2014-dava dilekçesi-, Sayfa: 1, Paragraf: 2).

Olimpiyat Köyü, Çetin Emeç Mah., Atletizm Sok. K-1 Sitesi, No: 24, Blok No: 17, D: 4 35330 Balçova / İzmir / Türkiye canerocal@hotmail.com +90.532.343 42 68

Sayfa 2/2 Toplam iki sayfadan oluşan işbu dilekçem bir takımı tarafımdan kalmak üzere toplam üç takım hazırlanmış, imzalanmış ve teslim edilmiştir.

2) Oysa ki mevcut kararda “davanın özeti” kısmında da yazdığı gibi tarafımda Mahkemeye karşı çok büyük “hayal kırıklığı” ve “güvensizlik” yaratan (ki bu Mahkemede başka dava dosyalarım da bulunmaktadır); “…Dava, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Etüd ve Projeler Daire Başkanlığı Etüd Proje Şube Müdürlü’nde mimar olarak görev yapan davacının, uyarma cezası tecziyesine ilişkin 28.11.2013 tarihli ve 2299 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Etüd ve Projeler Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır” diye başlayan mevcut kararın birinci paragrafında ve henüz dava konusu işlemi bambaşka bir işlem zanneden bir Mahkeme ile o Mahkemenin mevcut kararının gerisinin artık hiçbir önemi kalmamıştır. Yani, dava konusu işlem yerine bambaşka bir işlem sanki dava konusu işlemmiş gibi yargılanmıştır.

Dosyadaki tüm dilekçelerimi tekrar ediyorum. Mevcut kararda bir başka ve oldukça dikkat çekici nokta da şudur: Dosyada tarafımın 27.01.2014, 02.04.2014, 13.05.2014 ve 27.05.2014 tarihli toplam dört adet dilekçesi ve bunlara ait eklerinin hiçbirinde Mahkemenin mevcut karara sanki dava konusu işlemmiş gibi referans aldığı Daire Başkanlığı’nın 28.11.2014 tarihli ve 2299 sayılı işlemi de bulunmamaktadır.

Kısaca yukarıdaki birinci ve ikinci maddedekilerin farklı işlemler olması ve dava konusu işlemin yukarıdaki birinci maddede ve 27.01.2014 tarihli dilekçemin dördüncü ekinde de sunulmasına rağmen bambaşka bir işlemi dava konusu işlem zannederek yargılamasını yapan mevcut ret kararının ÇOK ACİL olarak itirazen KALDIRILMASI/BOZULMASI gerekmektedir.

SONUÇ VE İSTEMLER

Açıklanan ve Sayın Başkanlığınızca kendiliğinden tespit edilecek diğer nedenlerle; işbu dosyadaki mevcut Mahkeme kararının ÇOK ACİL olarak itirazen KALDIRILMASINA/BOZULMASINA karar verilmesi hususunda gereğini saygılarımla arz ve talep ederim. 29.12.2014.

Dr. Vehbi Caner ÖCAL

(DAVACI-KARARA İTİRAZ EDEN)

—————————————————————————————————————-

T.C.

İZMİR

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ

1.KURULU

ESAS NO              : 2015/287

KARAR NO          : 2015/227

İTİRAZ EDEN (DAVACI)                 : VEHBİ CANER ÖCAL

KARŞI TARAF (DAVALI)                 : İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

VEKİLİ                                                  : AV. ALPER DOĞRUÖZ

Cumhuriyet Bulvarı No: 1            Konak/İZMİR

İSTEMİN ÖZETİ                                 : İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Etüd ve Projeler Daire Başkanlığı Etüd Proje Şube Müdürlüğünde mimar olarak görev yapan davacının, uyarma cezası ile tecziyesine ilişkin 28.11.2013 tarihli ve 2299 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Etüd ve Projeler Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada, Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7. Maddesinin (3) fıkrası uyarınca, davacının hastalık raporunu süresi içinde ibraz etmediği sabit olduğundan, eylemine uyan görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davranmak fiili nedeniyle uyarma cezasıyla tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan, davacı tarafından kendisine 7 günlük savunma süresi verilmediği ileri sürülmekte ise de, disiplin cezası verilmeden önce, 25.11.2013 tarih ve 2261 sayılı yazıyla 7 gün içerisinde savunmasını vermesi istenildiği halde, aynı günlü cevapla bu aşamada tarafınca yapılacak bir husus bulunmadığı belirtildiğinden, savunmasını vermesi için yasal süre tanınmadığı yolundaki iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar veren İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin 25/11/2014 gün ve E:2014/137, K:2014/1402 sayılı kararının; mahkemece bu davada iptali istenen işlem değil dava konusu olmayan işlem incelenerek hüküm kurulduğu, davanın reddine dair kararın çok acil kaldırılması gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ                    : Bu davanın davacının hastalık iznine dair raporunu süresi içinde ibraz etmemesi nedeniyle uyarma cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı, disiplin cezası verilmesine dair işlemin ise 28.11.2013 tarihli ve 2299 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Etüd ve Projeler Dairesi Başkanlığı işlemi olduğu, bu işlemin gün ve sayısı belirtilerek davacı tarafından mükerrer olarak İzmir 1. İdare Mahkemesinin E:2014/208 sayısına kayıtlı olarak açılan davanın mahkemenin 16.10.2014 günlü kararı ile derdestlik bulunduğu gerekçesiyle incelenmeksizin reddine karar verildiği, bu davada işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının itirazının reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. Kurulu’nca işin gereği görüşüldü:

İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 25/11/2014 gün ve E:2014/137, K:2014/1402 sayılı kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kararın bozulmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; itirazın reddine, anılan kararın onanmasına, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin itiraz eden üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK’nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana

 

 

T.C.

İZMİR

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ

  1. KURULU

ESAS NO              : 2015/287

KARAR NO          : 2015/227

 

iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde mahkememizden karar düzeltme isteme yolu açık olmak üzere 03/02/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

 

Başkan                                                        Üye                                                      Üye

OSMAN ERMUMCU                          LEYLA KODAKOĞLU                       CELAL CAHİT AYGÜL

32699                                                                32655                                                   38454

 

 

 

İTİRAZ YARGILAMA GİDERLERİ:

İtiraz Harcı          :              68,60 TL

Posta Gideri       :              27,00 TL

TOPLAM              :              95,60 TL

 

Hakkında mobbing

-Haber İlginizi Çekebilir

“Yerel Yönetimlerde Etik Farkındalığının Artırılması Projesi”

Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nca yürütülmekte olan “Yerel Yönetimlerde Seçilmiş ve Atanmış Kamu Görevlilerinin Etik Farkındalığının …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir