Büyük konuşuyorum
Tayin edilmek ve açığa alınmak polis teşkilatında çok kolaydır. Diğer memuriyetlerin devam ettiği kurumlarda bu kadar kolay olduğunu hiç sanmıyorum. Emir-komuta zincirinin olduğu bu meslekte emir verenlerin bir kısmı emir verilenlerin hiçbir konuşma hakkına sahip olmadıkları düşüncesi ile hareket ederler. Çünkü bu en kolay yoldur, dinlemek emek ister, dinlemek insanca muhataplık yapılmasını gerektirir. Tüm bunları ekarte edip dinlememek her zaman daha kolay olandır. İnsanın hamurunda da genellikle kolay yoldan gitmek sürpriz değildir.
“Allah’ım, yüksek rütbelere geldiğimde, ben de, benden önceki öfkelendiklerimin yaptıklarını yapacaksam bana bu rütbeleri nasip etme!” diye yıllardır dua ediyorum. Bu duamın kabul olması için hem ben, hem beni gerçekten tanıyıp da sevenlerimin yürekten âmin dediğini çok iyi biliyorum. Bu teşkilatta bu duayı tek başıma yapmadığımın da altını çizerek başkalarının varlığını da haber vermek isterim. Ki ideallerini her şeye rağmen kaybetmeyen meslektaşlarıma da haksızlık etmiş olmayayım.
Mesleğimde insanca davranışlardan uzak yöneticilerle çok karşılaştım, karşılaşmalarımızın bir sonu gelmedi ve hâlâ karşılaşıyorum. Karşımızda, yaptığı işlerle değerlendirilmekten ziyade birilerinin onu orada istiyor olmasıyla ya da istememesi sebebiyle tayinlerin yapıldığı bir sistem var. Tayin; emniyet teşkilatında belimizdeki silahlardan daha etkili kullanılır. Tayin silahı; ehil ellerde tutukluk yapmadan, defalarca kez ateşlenebilmektedir. Tayin etmek; aynı zamanda yıldırmanın yani mobbing yapmanın en etkili yöntemidir. Mobbinge dönüşen tayinlerin ispatlanması ise çoğu zaman mümkün değildir.
Son iki gündür Hatay’da yaşanan olayda polislere uygulanan tutumlar mobbing yapmanın en kral şeklidir. Tüm yapılan onursuzca uygulamaların finalinde yine bir tayin işlemi söz konusu olmuştur. O görüntülerde olduğu gibi biz memurlar birileri için sadece birer rakamızdır. Üç, beş, sekiz gibi. Üçün, beşin, sekizin karşısında bir isim yazdığını, o isimle birlikte eş, sevgili, ana-baba, çocukların da olduğunu bir kısım zevat akla getirmez. Ve acı olan bu bir kısım zevatta zamanın birinde “rakam muamelesi” görmekten dolayı isyan etmiş biridir! Ne oluyorsa o makam koltuklarında bu zevatlara bir şeyler oluyor.
Teşhis yaptırma görüntülerini izlerken nefes alıp verişlerimin ne kadar sıklaştığını hissettim. Empati yaptım, kendimi tek tek o memurlarımızın yerine koydum. Onların o andaki yüzlerindeki hayal kırıklığına odaklandım. Çaresizce verilen emri yerine getirmenin saçmalığının tüm o lanet odaya nasılda yayıldığını gördüm. Onlar kadar öfkelendim, mesleğime olan ve uzun süre önce bir rafa terk ettiğim aidiyet duygumun o rafta daha bir süre daha rehin kalmasına karar verdim! Mesleğime olan sevgime acımasızca saldıran herkese lanetler okudum…
Teşhis yaptırmak hukuka uygun bir karar olmakla birlikte olayların aydınlatılması için yeter şart, olmazsa olmaz şart değildir. Gazetelerde milletvekilinin beyanına göre savcılık talimat vermiş deniyor. Savcılık talimat verirken olayın aydınlatılması çerçevesinde talimatlar verir. Hoş burada olay dahi yok ama neyse. Teşhis sırasında babasının etiketini kullanan genç, olayın muhatabı polislerin adını veriyor. Adı geçen memur arkadaşlarda ellerinde rakam kurbanlık koyun gibi sırada bekliyor. Şikâyetçi kişi isim vermiş ise illa da teşhis yaptırmak söz konusu olmaktan çıkar. Çünkü teşhis isimlerin ve kalabalık sebebiyle yüzlerin birbirine karıştırılmaması için yaptırılır. Bunun tersi, lüzumsuzca birilerini memnun etme işlevine dönüşür bu olayda da durum aynen böyle olmuştur.
“Başına gelmeden büyük konuşma” diyenlere de diyorum ki; BÜYÜK KONUŞUYORUM: “Bir emniyet müdürü olarak ben böyle bir işleme kendimi asla alet etmezdim!”. Şikâyetçi olanın hakları ile şikâyete konu olan polis memurlarının hakları aynı düzlemdedir. Birileri milletvekili oğlu diye polisleri rencide edecek bir uygulama yapmaya kimsenin hakkı ve yetkisi yoktur! Eğer savcının, teşhis yaptırın talimatına rağmen, emniyet müdürü “savcım teşhise gerek kalmadan biz olayı aydınlattık” deseydi, savcı illa da teşhis yaptırın demezdi.
Bu olay ışığında sormak lazım, sokakta çalışan polislerimiz her gün, hem haklı yere, hem de bazen haksız yere vatandaşlar ile benzer tartışma diyaloglarına girmektedirler. Şimdi biz polisler, vatandaşın polisle ilgili her şikâyetinde, eğer vatandaş tartıştığı polisi hatırlamıyor ise bütün teşkilat elde birer numara ip gibi dizilmeye devam mı edeceğiz? Teşhis yaptırmak çok elzem ise personel fotoğrafları bu işi pekâlâ yerine getirebilirdi, daha önceleri de sayısız kez yerine getirdiği gibi…
Ayrıca diyelim ki şikâyete konu olan personel hatalı, ya konuyla hiçbir alakası olmayan polislerin eline numara verilerek video ile kayıt altına alınmasına ne demeli? Bu düpedüz insan haklarına aykırı bir uygulamadır. Ben ellerine rakamlar verilen meslektaşlarımın yerinde olsam şu an kamuoyuna mâl olmuş bu olayda o duruma düşmeme neden olan herkese kişisel ceza davası açardım. Umarım bu arkadaşlar da tüm Türkiye’nin izlediği bu görüntülerdeki mağduriyetleri için gerekli davaları açarlar!
Anladığım kadarıyla makam koltuklarından, makamlarda oturanların içine, Örümcek Adamın içine kaçan uzaylı yapışkan bir sıvı gibi, zamanla bir şey kaçıyor. Örümcek Adamın daha da güçlenip tavan yapan özgüveninin altında kalması gibi bu makam koltukları yüzünden gücün insanları şaşırtması gerçekleşiyor. O siyah sıvıyı makam koltuklarından söküp attığımız gün inanın her şey daha güzel olacak.
Yazımı BÜYÜK KONUŞARAK bitiriyorum: Ne öyle bir sıraya girerim, ne de birilerinin sıraya geçmesi için emir veririm! Açığa alınmanın bu kadar kolay olduğu bir meslekte en azından elimizde BÜYÜK KONUŞMAK ve neticesi kalır. Memuriyetin onuru makam tapıcılarını er ya da geç yerle bir edecek!
NOT: Bu yazının asıl kahramanları milletvekili ve oğlundan bahsetmeye gerek görmüyorum! Sadece onlara dua ediyorum; “Ömürlerini, makam ve unvan kibirlerinden uzaklaştıktan sonra tamamlasınlar inşallah”…
28 Temmuz 2012 18:03 Cumartesi
http://www.khaber.com.tr/yazar-yazisi/zafer-ercan/buyuk-konusuyorum-2478.html
Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikası
X