BÜROKRATİK DİKTATÖRLÜK

Diktatör sözcüğü Latincedictatura” sözcücüğünden Türkçeye uyarlanmıştır. Diktatör sözcücüğü ile ifade edilmek istenen birçok sosyal,siyasal durum  vardır.Ancak ben yazımızın başlığına bağlı olarak Bürokratik diktatörlüğü ifade etmek için kullanacağım.Diktatörlük, hukuki olarak Anayasalarda veya devlet içerisindeki diğer politik ya da sosyal faktörler tarafından sınırsız liderlik imkanları kazanan, otokraside mutlak üstünlüğü bulunan yöneticilerdir. Bürokrasi bir toplumda tabandan yukarıya çıktıkça daralan bir yapı içinde örgütlenmiş olan, kişisel olmayan genel kurallar ve işleyiş ilkelerine göre çalışan sistem ve kurallar grubudur.

Bürokrat, bir devlet kurumunda çalışan üst düzey yöneticidir. Siyasetçilerden farklı olarak seçim yoluyla değil, atama yoluyla göreve gelirler.

En yüksek dereceli bürokratlar; müsteşarlar, büyükelçiler, konsoloslar, valiler, ataşeler, Kurul ve kurum başkanları, Genel müdürler, Genel sekreterler, Rektörler,dekanlar,Hastane yöneticileri, İl müdürleri, Bölge müdürleri, kaymakamlar, daire başkanları ve KİT yöneticileridir.

Bürokratlar yasaları uygulamak ve uygulatmaktan sorumludurlar. Görev başında oldukları sürece başında bulundukları kurumun yasaları dışında eylem ve işlemde bulunamazlar. Yasa dışı eylem ve işlem de bulunurlar ise Demokratik kurallara karşı gelmiş olurlar ve kişisel ve keyfi davranmaya başlarlar.Başında bulundukları kurum yada kuruluşlara telafisi mümkün olmayan zararlar verdikleri gibi toplumun nefretini de kazanırlar.Zamanla halk Devletten nefret etmeye başlar ve  tek tek bürokratları sorumlu tutmak yerine bu kişileri göreve getiren hükümet erkini sorumlu görmeye başlarlar.Avrupa Ülkelerinde Bakanlar bile bisiklet ile işyerine gelip giderken Türkiye’deki bürokratların altında son model lüks devlet araçları vardır. Bu bürokratlar kendilerini Fatih Sultan Mehmet Gibi görüyorlar.Belki Fatih bunlardan daha tevazu sahibiydi.Özel asansörü olan bürokratlar, özel tuvaleti olan bürokratlar, üç,iki aşamalı özel kalemi olan bürokratlar.Yemekhaneleri özel, makam odaları Başbakan’ın TBMM başkanı’nın makam odasından daha şaşalı makam odasına sahip bürokratlar. Göreve gelir gelmez, önceki bürokratın eşyalarını çöpe atıp kendi zevkine uygun makam odası döşeyen bürokratlar. Vatandaş yiyecek bir kuru ekmek bulmasa da olur. Yeter ki yeni atanmış bürokratın makam odası şaşalı olsun. Makam odasına biri geldiğinde, odasına hayran kalsın.(Bil mekin şerefil mekan=Saygın insan bulunduğu yere şeref katar.Bulunduğu makamın şerefinden faydalanmaz) Vatandaşı kabul etmeyen, özel tanıdığı ve çıkarı olan bir yakını vasıtasıyla ulaşmadığınız takdirde asla nur cemalini görme şansınız olmayan bürokratlar. Kapısında günlerce vatandaşı bekletirken sürekli toplantıda olduğu yalanını söyletip, makam odasında kahkahalarla fıkralar anlatan bürokratlar.Çok pahalı takım elbiseler içinde çok pahalı iskarpinlerin üstünde kendilerini pahalıya satan olağanüstü gören kemik ve et yığını bürokratlar. Bu bürokratlardan randevu almak veya ulaşmak mümkün olur mu sizce. Sürekli çalışanlarını sevdiğini söyleyen, herkese eşit davrandığını söyleyen, insan haklarına riayet ettiğini söyleyen, tarafsız olduğunu söyleyen kul hakkına dikkat ettiğini söyleyen ama davranışları ile kendi kendini yalanlayan bürokratlar. Riyakar, sahtekar, reklamcı cebinden başka veya şeytani desiseden başka bir şey düşünmeyen bürokratlar.Bulunduğu makama paraşütle gelmiş, nasıl bir yüce makama getirildiğine kendisi de günlerce inanamamış, şaşkın ve saldırgan bürokratlar.Emrinde çalışanları kendisinin kulu sanan, kendisini kral sanan,halkı böcek gibi gören bürokratlar.Göreve gelmeden 100 liralık takım elbise giyerken göreve gelir gelmez 1000 liraya takım elbise giymeye başlayan,pahalı kol düğmeleri, kravatlar derken lükse semtlerde 5 odalı lüks dairelere taşınma telaşına kapılan bürokratlar.Yurtdışına gitmek için sürekli hayali görevler uyduran tek kelime yabancı dil bilmeyen, gittiği uluslararası toplantılarda dilsiz,sessiz, zavallı, aciz(Türkiye’de havalimanına iner inmez kendini aslan postuna sokan bürokratlar) Türkiye’ye yakışmayan 75 milyonun yüz karası bürokratlar.İşte bunlar bizim paramızla bize caka satan bürokratlar.Bulunduğu makamı ülkenin değil kendisinin ve yakınlarının geleceği için kullanan bürokratlar.Yöneticiliği emrinde çalışanları azarlamak,sürgün etmek,gözdağı vermek,korkutmak sindirmek,aşağılamak,dışlamak,disiplin cezaları vermek, rencide etmek,dinlememek,pohpohlanmak, zanneden, inanmadan namaz kılmayı Müslümanlık zanneden, her yıl umreye gidip göze girmeye çalışan(ama fırsat bulunca aşk meşk alkolü de aksırıncaya kadar,tıksırıncaya kadar içen), Laik olduğunu söyleyip mezhepçilik yapan,Milliyetçi olduğunu söyleyip milletine ihanet eden bürokratlar, namuslu olduğunu söyleyip emrinde çalışanların yada kendisine işi düşen vatandaşın namusuna göz diken bürokratlar, sosyal demokrat olduğunu söyleyip kapitalist yaşayan, demokrasiye inanmadan demokrat kesilen çalışanlarının özel hayatları ile meşgul,sistemlerle değil,insanlarla ve olaylarla uğraşmayı iş zanneden emrinde çalışanların aile hayatlarını mahveden, yuvasını dağıtan, mutluluk yolsuzluğu yapan,Bu ülkenin kıt kaynakları ile yetiştirdiği vatansever,çalışkan,tecrübeli, bilgili insanlarımızı çalıştırmayan ve ezen bürokratlar! Sürekli işlerinin çokluğundan bahsedip memurların mazeret izinlerini bile kendisi imzalayan, Sabahtan akşama kadar lak lak edip, saat 17.00 den sonra evrak imzalamaya çalışan, aylarca bir evraka imza atmaktan acze düşmüş bürokratlar. Benim arkamda falan bakan var, benim arkamda şu grup var diye caka satan, etrafına gözdağı veren bürokratlar. Bu yazıyı, gerçekten dürüst, ülkemize hizmet etmek için çabalayan, bilgisi ve tecrübesi ile göreve gelmiş, kendisini üstün görmeyen, insan olduğunu bir gün öleceğini ve hesap vereceğini düşünerek yaşayan bütün bürokratlarımızı tenzih ederek yazdım. Bu yazıyı yazarken politik bir düşünceden de hareket etmedim. Biz Osmanlı İmparatorluğunun çöküş aşamasından sonra ikiyüzlü, yalaka, makam sahibi olmak için her tür yola başvuran bürokrat olamamış ama hasbel kader bu sıfatı kapmış zavallılarla devlet idare ediyoruz. Kamuda çalışanlara Mobbingi yapan işte bu samimiyetsiz, gelişmemiş, saygınlığı olmayan, yetersiz, adaletsiz, ölçüsüz, Devlet adamlığını bilmeyen bürokrat geçinen ama asla bürokrat olamamış zavallılardır. Yalan mı?9.6.2013

 

Hüseyin GÜN(Mobbingder Başkanı)

Kaynak:Vikipedia

BÜROKRATİK DİKTATÖRLÜK” te bir düşünce

Yorumlar kapalıdır.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikası
X