Anasayfa / Arşiv / TORBA YASA İLE MEMUR GÜVENCESİ ORTADAN KALDIRILIYOR.

TORBA YASA İLE MEMUR GÜVENCESİ ORTADAN KALDIRILIYOR.

KONU:İdari Yargı Usulü Kanunu                                           TARİH:29.06.2014

SAYI:2014/69

BASIN BİLDİRİSİ

2577 SAYILI İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNUNDA YAPILMASI DÜŞÜNÜLEN DEĞİŞİKLİKLER KAMU KURUMLARINDA VE TOPLUMDA NELERE YOL AÇABİLECEKTİR?

Mobbing ile Mücadele Derneği; 2010 yılında faaliyete geçen, işyerlerinde, sosyal ortamlarda ve okullarda öğrenciler arasında meydana gelen psikolojik, ekonomik, sosyal ve fiziksel şiddet konularında mağdurlara yardım eden, mağdurların ve ailelerinin ruhsal ve fiziksel yönden yara almadan veya çok az hasarla kurtulmaları için gönüllü ve aktif olarak çalışan bir dernektir. Derneğimiz bugüne kadar TBMM İnsan Hakları,Kadın erkek fırsat eşitliği ve sağlık komisyonlarına raporlar sunmuş, Başbakan tarafından imzalanan ve.19.03.2011 tarihli resmi gazetede yayımlanmış olan Psikolojik taciz(mobbing) genelgesinin çıkarılmasını önermiş ve çerçevesinin belirlenmesine de katkıda bulunmuştur.Ayrıca,Sağlık Bakanlığınca yürütülen sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi projesinin çalıştayına katkı vermiştir.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ÇASGEM’nin çalışmalarına katkıda bulunmuş,Ak Parti Genel Merkezinde yapılan Mobbing çalıştayına katılarak çok önemli katkıda bulunmuştur.Derneğimiz tamamen tarafsız olup,işyerinde çalışanların, sosyal ortamda vatandaşların ve çocukların insan hakları temelinde, onurlu yaşama ve  çalışma hakkını savunan,  bir dernektir.Türkiye’de mobbing kavramını ilk duyuran ve bu konularda yoğun çalışma yapan derneğimizin Türkiye genelinde 10 temsilciliği bulunmakta ve derneğimizin üye profili  ağırlıklı olarak  kamu görevlisi, avukat, sosyolog ve öğretim üyelerinden oluşmaktadır. 2577 Sayılı İYUK değişiklikleri ile ilgili görüşlerimizi bu kapsam içerisinde belirteceğiz. Mobbing ile Mücadele Derneği olarak sosyal sorumluluğumuz gereği aşağıdaki maddelerde yazılı sakıncaların oluşabileceği kanaatindeyiz.

2577 SAYILI İDARİ YARGILAMA USÜLÜ KANUNUNA EKLENMESİ DÜŞÜNÜLEN  MADDE “82- 6/1/1982 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’incş maddesinin (1) numaralı fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, görevden alma, göreve son verme, naklen veya vekâleten atama, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği işlemleriyle ilgili olarak verilen iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının gereği iki yıl içinde; ilgilinin kazanılmış hak aylık derecesine uygun başka bir kadroya atanması suretiyle yerine getirilir.”

“Kamu görevlileri hakkında yapılan bu tür idari tasarruflar; telafisi güç veya imkansız zararlar doğurmaz.”

“Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, görevden alma, göreve son verme, naklen veya vekâleten atama, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği işlemleriyle ilgili olarak verilen iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının gereğini yerine getirmeyen kamu görevlisi hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yapılamaz; ancak disiplin hükümleri saklıdır.”şeklindedir

1.Bilindiği üzere, kamu görevlileri yasal sınırlar içinde kendisine verilen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapma yükümlülüğü olan ve bunun karşılığında da yasalarla belirlenen tutarda maaş alan kişilerdir. Kamu görevlilerinin hukuka aykırı olan eylem ve işlemleri disiplin hukuku ve cezai yaptırımlarla denetlenmektedir.

2.Kamu görevlilerinin güvencesi ortadan kaldırıldığında; kamu görevlileri risk almamak için, aktif olarak sorumluluk almakta isteksiz davranacak ve  karar vermekte zorlanabilecektir.

3.Kamu görevlilerinin güvencesi ortadan kaldırıldığında; siyasi görüşü, dini ya da politik düşüncesi ne olursa olsun bu uygulamadan herkes zarar görebilecektir.

4.Kamu görevlileri, özellikle astları konumunda olan kadınlara karşı, ahlak ve edep dışı tekliflerde bulunabilmekte, kadın bu teklif kabul etmediğinde, teklifte bulunduğu ve ret cevabı aldığı kadına karşı psikolojik taciz(mobbing) yapmaya başlamakta ve kadın  çalışanların psikolojik travma geçirmelerine neden olmaktadır.Birçok kadın çalışan uğradığı haksızlığı, kocası yada yakınları ile paylaşamamakta, antidepresan bağımlısı haline gelmekte, intihara teşebbüs etmekte yada intihar edebilmektedir.Kamu görevlilerinin güvencesinin kalkması bu sorunları  daha da  arttırabilecektir.

5.Belirli bir yaşa gelmiş, maaşından başka geliri olmayan bir kamu görevlisinin sürekli başka yerlere tayin edilmesi veya işine son verilmesi durumunda depresyona girebilmekte, travma sonrası stres bozukluğu yaşayabilmekte bu durumdan kurtulmak içinde yanlış yollara başvurabilmektedir. Mobbing mağdurlarından  birçoğu uyuşturucu, alkol ve sigara bağımlısı olabilmektedirler.

6.Mobbing mağdurları kendilerine mobbing yapan diğer kamu görevlilerine karşı şiddete yönelebilmekte veya intihar edebilmektedirler. Haksızlığa uğrayan bir kamu görevlisine yargı yolu da kapatıldığında kamu görevlileri arasındaki cinayet sayılarında artış olacağı düşüncesindeyiz. Geçmiş de ülkemizde yaşanan bir çok cinayet yada intihar vakasının mobbing kaynaklı olduğu bilinmektedir. Örneğin;2014 yılı içinde Kars’da Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Bölge Müdürlüğü’nde bir sosyolog kendisine mobbing yaptığını iddia ettiği il müdürü ve 5 kişiyi silahla öldürmüş, bir kişiyi yaralamış ve kendiside intihar etmiştir. Muğla ilinde sosyal güvenlik kurumu il Müdürü bir çalışan tarafından öldürülmüştür. Öldüren kişi kendisine mobbing yaptığını iddia ederek bu cinayeti işlemiştir. Yine Muğla ilinde Kredi ve Yurtlar Kurumunda Müdür yardımcısı Yurt Müdürünün kendisine mobbing  yaptığını iddia ederek, yurt müdürünü öldürdükten sonra kendisi de intihar etmiştir. Nazlıgül Daştanoğlu isimli üsteğmen işyerinde kendisine mobbing yapıldığını iddia ederek intihar etmiştir.Yılda 100 tane öğretim elemanı ya intihara teşebbüs etmekte ya da intihar etmektedir.Muğla Üniversitesinde 3 akademisyen kendilerine  mobbing yapıldığı iddiası ile intihar etmişlerdir. Bunun gibi, polis, asker veya diğer kamu görevlileri arasında zaten var olan şiddet sorunu, 2577 sayılı kanunda yapılacak değişiklikten sonra daha da artabilecektir.

7.Dünya’da ve Türkiye’de boşanmaların %4’nün nedeninin mobbing kaynaklı olduğu bilinmektedir. (http://tfj.sagepub.com/content/15/4/398.short.)

8.Kamu görevlilerinin güvencesi ortadan kaldırıldığında; üniversitelerde sözleşmeli olarak  çalışan yardımcı doçentler ve  öğretim elemanlarının işlerine son vermek daha da kolaylaşacak ve yağcılık yapmayı beceremeyen, yöneticilerin kişisel isteklerine karşı çıkan kişilerin işine kalıcı olarak son verilebilecektir. İlim insanları uydurma bir suç isnadı veya amirlerinin kişisel veya objektif olmayan kararları ile keyfi olarak işinden atılabilecektir.

9.Özellikle kadın çalışanlar arasında çocuk okutan, yalnız yaşayan, eşinden boşanmış, borçlanmış kamu görevlileri amirlerinin keyfi, kişisel kararları ile bir daha kamuda görev almayacak şekilde işinden olabilecektir. Bu durum intiharların artmasını da tetikleyecektir.

10.Kamu görevlileri sendikaları arasındaki kutuplaşma, üyeler arasında var olan ayrımcılık, işyerinde birbirlerinden intikam almaya dönüşebilecek ve birçok masum çalışan bu durumdan zarar görecektir.

11.Toplumda hiçbir zaman istemediğimiz her türlü politik, cinsiyet, etnik köken,mezhep  ve din ayrımcılığı  sonucu, suçsuz kamu görevlileri subjektif nedenlerle işlerini kaybedebilecektir.

12.Hukuk dışı işlem yapmaya zorlanan kamu görevlileri işleri ile ilgili yasal güvence olmadığı için, mecburen yasal olmayan belgelere imza atarak yolsuzluk ve usulsüzlük körüklenebilecektir.

13.Kalifiye ve kaliteli insanlar kamudan ayrılarak, kamusal hizmetin verimliliği önemli ölçüde düşecektir.

14.Kamu görevlisinin işine son verilmesi amir durumunda olan kamu görevlilerinin iki dudağı arasında olacak. İş Güvencesi olmayan kamu görevlisinin Devlete olan güven duygusu ortadan kalkacak ve vatandaşa kaliteli hizmet vermekte isteksiz davranacaktır. Bu durumda kamu görevlisi, işine karşı aidiyet duygusunu yitirebilecektir. Bilindiği üzere, kişilerin kişilere, kişilerin kurum ve kuruluşlara, kuruluşların birbirlerine, kurum ve kuruluşların devlete güven duyması sonucu oluşan artı ekonomik değere sosyal sermaye denilmektedir. Devlet, güven duygusunu sarsarak Sosyal sermayenin artı getirisini kaybedebilecektir.

SONUÇ VE TALEP:

Yukarıda arz ve izah ettiğimiz hususlar derneğimizin kuruluşundan bu güne kadar mobbing mağdurları ile doğrudan yüz yüze yapılan görüşmeler, telefonla ya da elektronik ortamda gelen başvurular, yapılan anketler göz önüne alınarak tecrübe edilmiştir. Özellikle kamuda iş güvencesi olmayan kamu görevlileri her tür saldırıya açık hale gelecektir. Kamu adına yetki kullanan ve sorumluluk üstlenen kamu görevlileri, korumasız kalacaktır.

             2577 sayılı İdari Yargılama Usulü kanununda yapılması düşünülen değişikliklerin yukarıda arz ve izah ettiğimiz sakıncalar göz önüne alınarak yeniden değerlendirilmesinde toplumsal fayda Mülahaza etmekteyiz.

             Sosyal sorumluluğumuz gereği, bu hususlar derneğimiz kurullarınca değerlendirilmiş, derneğimiz görüşü olarak TBMM başkanlığına iletilmesine ve kamuoyu ile paylaşılması kararlaştırılmıştır.

Kamuoyuna Saygıyla duyurulur.

                                                                                                                 Mobbingder Yönetim kurulu Adına

                                                                                                               Prof Dr.Vedat BULUT               Hüseyin GÜN

Başkan Yardımcısı                      Genel Başkan

—————————————————————————————————————

                                         Mobbing ile Mücadele Derneği Genel Merkezi

Adres:İlkiz Sok No:22/3  Sıhhiye-ANKARA

www.mobbing.org.tr/www.mobbing.com.tr/www.mobbing.gen.tr/

www.mobbingmerkez@hotmail.com.tr – Telf. 0505-517 38 46

 

 

 

 

 

Hakkında mobbing

-Haber İlginizi Çekebilir

TRT’DE YAŞANANLAR MOBBİNG DEĞİL DE NEDİR?

Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik taciz, çalışanların itibarını ve onurunu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir