Anasayfa / Arşiv / İSTİFA EDEN İŞÇİ KIDEM TAZMİNATINI ALIR(15 YIL VE 3600 ŞARTINI SAĞLADIĞINDA)

İSTİFA EDEN İŞÇİ KIDEM TAZMİNATINI ALIR(15 YIL VE 3600 ŞARTINI SAĞLADIĞINDA)

9. Hukuk Dairesi 2014/29522 E. 2016/1777 K. 25.01.2016 tarihli

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili,dava dilekçesi ile, davacının 30.03.2003-19.02.2013 tarihleri arasında davalı banka bünyesinde hizmet akdi ile çalıştığını, davacının yaş şartı dışında hizmet süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlaması sebebiyle iş akdini 19.02.2013 tarihinde feshettiğini, kıdem tazminatı almaya hak kazandığını,bu durumu davalıya bildirdiğini ancak davalı işverence kıdem tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:Davalı vekili,davacının fesih bildiriminde bulunduğu tarihte yaş dışındaki emeklilik koşullarını karşıladığına dair SGK’dan ya da İş Bankası Emeklilik Sandığından aldığı veya işverenliğe sunduğu herhangi bir belge olmadığını,davacının söz konusu belgeyi 19/02/2013 tarihli feshinden aylar sonra 15/08/2013 tarihinde alarak davalı işverene ibraz ettiğini,davacının iradesinin kıdem tazminatını alıp fesihten önce planladığı … isimli işyerinde işbaşı yapmak olduğunu, kıdem tazminatına hak kazanmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdini yaş şartı dışındaki sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını tamamlaması nedeniyle feshetmesinden önce dava dışı …ile görüşme yaptığı,nitekim fesih tarihinden kısa bir süre sonra 01.03.2013 tarihinde de dava dışı bankada çalışmaya başladığı,dava dışı iş yerinde işe başladıktan sonra 12.06.2013 tarihinde SGK’ya başvurup,15.08.2013 tarihinde kıdem tazminatı almaya hak kazanır yazısını aldığını bu halde davacının gerçek iradesinin bir başka işyerinde çalışmak olduğunu,fesih tarihinde davalı bankaya kıdem tazminatı almaya hak kazanır yazısının da ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe: İş sözleşmesini yaş koşulu hariç emekliliğe hak kazanması sebebiyle fesheden işçinin kıdem tazminatı hakkının doğup doğmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.Davacı, iş sözleşmesini 19.02.2013 tarihli dilekçesi ile yaş hariç emeklilik koşullarını sağladığı iddiası ile feshetmiştir.Bilindiği üzere; yaş koşulu hariç emekliliğe hak kazanılması durumunda fesih hakkının kullanılabilmesi belirli bir yazılı belgenin ibrazına bağlı olmadığı gibi ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alınacak yazıya da bağlı değildir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının işverene başvurarak iş akdini feshettiği 19.02.2013 tarihinde 15 yıllık hizmet süresi ile 3600 prim ödeme gün sayısını fazlasıyla doldurduğu açıktır. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan yazının alınarak işverene ibrazı ise sadece faiz başlangıcı açısından önem arz etmektedir. Davacının iş akdini feshettikten sonra yeni bir iş yerinde çalışmaya başlaması ya da fesihten önce başka bir işverenle iş görüşmesi yapması kötü niyetin göstergesi değildir. Kaldı ki;davacı, davalı işverenin özel sandığının sigortalısı olup,sigortalılık süresi de işveren tarafından bilinebilecek durumdadır.
Bu nedenlerle, dosya kapsamındaki bilirkişi raporu değerlendirmeye tabi tutularak davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.01.2016 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyorum. 25.01.2016

Hakkında mobbing

-Haber İlginizi Çekebilir

2018-2019 Yılı Mobbing Temel Analiz Uzmanlık Eğitimleri

Mobbing ile Mücadele Derneği’nin her yıl düzenlediği ve Ülkemizin dört bir yanından Akademisyen, Avukat, İşveren, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir