Anasayfa / Arşiv / ÇALIŞMA HAYATINDA MOBBİNG

ÇALIŞMA HAYATINDA MOBBİNG

ÇALIŞMA HAYATINDA PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBİNG)

Çalışmak insan için bir ödev ve görevdir. Şayet mirasyedi değilse insanın yaşamak için çalışması tümüyle bir zorunluluktur. Çalışma ortamı sadece işten ibaret değildir. İş, işin esası olmakla birlikte işle bağlantılı olan organizasyon ve bu organizasyon içinde insanlar, eşyalar, araç gereç, teknik bilgiler de bulunur. İşyerinde elbette çalışanlar birbirleriyle iletişim kurmak zorundadırlar. İşyerini oluşturan mekânlar, araç gereçler insan üzerinde etkili olsa da, insanların insanlara olan etkisi kadar olamaz. İşyerinde çalışanlar çok büyük oranda biçimsel davranış sergilerler. Bunun nedeni işyerinde çok uzun süre birlikte olmaları, çıkar çatışması içinde olmaları veya onurlu ve saygın davranış sergileme isteği olabilir.

İşyerinde çalışanların birbiriyle olan ilişkileri ve bu ilişki sürecinde gelişen olaylar, sosyal ortamlarda insanlar arası gelişen ilişkilerden farklıdır. Çünkü organizasyondan söz ettiğimize göre biçimsel bir sosyal yapıdan söz ediyoruz demektir. Böyle bir ortamda biçimsel olmayan bir davranış sergilemek mümkün değildir.

Konu işyeri olunca, işyerinde çok çok özel bir olay olan psikolojik tacizden(mobbing) bahsetmek istiyorum. Psikolojik taciz genel anlamıyla bir işyerinde bir kişi yada grup tarafından hedef seçilen bir kişiye yada daha küçük bir gruba karşı belirli bir süre ve tekrarlanan söz, davranış ve uygulamalarla yapılan ve hedef seçilen çalışanın maddi ve manevi zararına yol açan eylemlerin bütünüdür. Psikolojik taciz(Mobbing) denilen işyeri sendromu mobbing üçlüsü arasında başlar ve gelişir. Psikolojik tacizi(mobbing) yapan kişiye zorba, buna maruz kalan kişiye mağdur, psikolojik tacize şahit olup sesini çıkarmayan ve tarafsız rolü oynayan kişiye de seyirci diyoruz.

İnsanlar işyerinde psikolojik taciz gördüğünde tarafsız rolü oynadıklarında dolaylı zorba olurlar. Patronlar ya da yöneticiler mobbing sendromunu bildikleri halde seslerini çıkarmıyorlar ise zorbalarla aynı şeyi yapıyorlar demektir. Çünkü işyerinde psikolojik taciz yapanlar genelde kendilerini mağdur karşısında güçlü gören kişi ya da kişiler tarafından yapılır. Zorbalık yapanlar bu gücü, ya patron olmaları nedeniyle mali imkanlardan veya nüfuzdan elde ederler veya yönetici olmaları nedeniyle sahip oldukları nüfuzdan elde ederler ya da güçlü olan patronun, yöneticinin veyahut bir grubun dolaylı ya da dolaysız desteği ile elde ederler.

Zorbalık, sadece üstlerden ya da patronlardan astlara yapılmaz. Zorbalık, çoğunlukla patronlardan çalışanlara ya da yöneticiden astlara yapılsa da eşit konumda olan çalışanlar birbirlerine ve çok azda olsa astlar da üstlerine psikolojik taciz yapabilirler. Mobbing denilen etik dışı davranışlar ve uygulamalar kimden gelirse gelsin genelde kendilerini güçlü, kurbanlarını zayıf gören kişi ya da kişiler tarafından yapılmaktadır.

Bir işyerinde sadece çalışmaya giden insanlar nasıl olurda işyerini savaş alanı haline getirirler? Zorbalar bir insana eziyet etmekten zevk mi alırlar? Kötülükten beslenen, bencil, empati kuramayan, duygusal zeka yoksunu, iktidar açlığı olan, korkak, cahil, nevrotik problemleri olan ve kişilik bozukluğu bulunan tiplerin psikolojik taciz(mobbing) yaptığı bilinmektedir. Zorbalık yapan kişiler her zaman kaba saba, ağzı küfürlü olan tipler olmayabilir. Zorbalık yapanlar toplumda herkes tarafından beğenilen, beyefendi veya hanımefendi tipler olarak da tanınabilirler. Böyle bir durumda, mağdurun kendisine yapılanlar karşısında kendini savunması veya destek bulması ciddi anlamda zor demektir. Mobbing mağduru, nezaket sahibi gözüken zorbalar karşısında herkes tarafından zorbalığı hak etmekle suçlanabilir. Kendini merhametli, saygın ve nezaket sahibi gösteren daha doğrusu böyle bir maske takan zorba karşısında mağdur çok yalnız kalabilir. Ancak mobbing mağduru hiçbir şekilde yaşadığı olayı anlattığında kendisine inanılmayacağı korkusuna kapılmamalıdır. Mobbing sürecinde yapılanları konunun uzmanlarına anlattığında yaşadığı sürecin mobbing olduğu ortaya çıkacaktır.

Zorba, sürekli ve sistematik olarak hakaret, aşağılama, rencide etme, küçük düşürme, dışlama, korkutma, sindirme, iftira etme, dedikodu etme, suçlama, hakaret boyutlu eleştirme, karalama, sürekli tehdit etme, suç uydurarak disiplin cezası verme, sicilini bozma, performans notunu düşürme, aylık ücretini düşürme, iş vermeme, çok iş az süre verme, bilmediği işi vererek yapmasını isteme, kariyerine ve tahsiline uygun olmayan iş verme, özel hayatına karışma, alay etme, haberleşmesine engel olma, ayrımcılık yapma, eşit davranmama, mağdurun haklarını gasp etme, küfür etme, bağırma, küçümseme, teşekkür etmeme, başarıyı takdir etmeme, kovma, mağdurun kendini savunmasına fırsat vermeme, anlamsız ve önemsiz işler verme, keyfi görevden alma, sürekli ekibini değiştirme, başarısını sahiplenme, sürekli geçici görevlendirme vb taktiklerle mağdura karşı saldırıya geçer. Bir işyeri sendromundan söz etmek için bunların hepsinin yapılması şart değildir. Bir taktiğin sürekli tekrarı da mobbinge dönüşebilir. Belirli bir süre devam etmeyen, kabalık, şiddet, hakaret vb mobbing değildir. Bir işyeri çatışmasının mobbing sayılabilmesi için olayın ya da olaylar zincirinin belirli bir süre devam etmesi gerekir. Saldırıya maruz kalan mağdur, işyerinden uzaklaştırılmak ya da zorbaların kurallarına boyun eğdirilmek istenir. Mobbing sendromunda nihai amaç mağdurun pes etmesi ve zorbanın gücünü kabul etmesidir. Bu nedenledir ki korkak insanlara yapılmak istenen mobbingin başlamasıyla bitmesi bir olur. Ancak, cesur ve kendine güvenen mağdura yapılan mobbing ise daha uzun sürer ve şiddeti de çok yüksek olur.

Mobbing mağdurları, genelde zorbalardan daha nitelikli kişilerdir. Durum böyle olduğu içindir ki zorbaların kıskançlıklarının kurbanı olurlar. Mobbing sorunu ertelenecek, görmezden gelinecek, ihmal edilecek bir sorun değildir. Şayet mağdur kendisine yapılanları sineye çekerse bir ömür boyu yaşadığı travmayı unutamaz ve etkisinden kurtulamaz. Çünkü mobbing mağduruna yapılan saldırılar doğrudan kişiliğine yöneliktir. İnsan kişiliği, ruhu ve bedeni ile vardır. Kişiliği saldırıya uğrayan bir insanın ruhu ve bedeni de saldırıya uğramış demektir. İnsan, ne zaman ve nerede olursa olsun beğenilmek, takdir edilmek, kabul görmek, sevilmek ister. Bunların tam aksine saldırılarla karşılaşan bir insanın kişiliği zarar görür ve buna bağlı olarak ruhsal yönden acı çeker. Ruhsal travma ise vücut bütünlüğünü bozar. Mobbing zorbaları karşısında orantısız bir güçle savaşmak zorunda kalan mağdurun sinirleri bozulur, ruhsal ve bedensel yönden takatsiz kalır. Çoğu mobbing mağduru hayatını mobbing öncesi ve mobbing sonrası olarak ikiye ayırarak tanımlamaktadır. Çalışma hayatı, mobbing mağdurları için kabusa dönüşmekte, mobbing sürecinde mağdurun verimliliği %60 oranında düşmektedir. Mağdur, çevresindeki insanlara başına gelenleri anlatmaya çalışmakta fakat mağdurun çevresindeki insanlar mobbing sendromunun mağdura yaşattığı acının derinliğini kestiremedikleri için onu akıl hastası olarak görebilmektedirler. Birçok kişi mobbing sürecinde mağdurdan uzaklaşmakta ve mağduru ikinci kez mağdur etmektedirler. Boşanmaların %4’nün nedeninin mobbing olduğu bilinmektedir. Çünkü mobbing sürecinde eşler birbirlerine tahammül edememekte ve mağdurda, sorunlarını ciddiye almayan eşe karşı öfke ve hınç gelişmekte böylece evlilik sona ermektedir. Mobbing mağdura, aileye, topluma ve kuruluşa karşı çok yüksek maliyetler getirmektedir. Zaman kaybı, verimlilik kaybı, sağlık maliyeti, mahkeme masrafları mağdura, ailesine ve topluma maliyet olarak yansımaktadır.

Bir insan işyerinde mobbing mağduru olabilir ama mobbing mağduru olarak kalmamalıdır. Kendisine yapılanlar karşısında korkmamalı, deli, kaçık, agresif, geçimsiz, tembel, iş bilmez gibi yakıştırmaların kasıtlı yapıldığını bilmeli, kendisine yapılanları nasıl ispat ederim kaygısını taşımamalıdır. Mobbing bir suçtur. Her suçun cezası olduğu gibi, mobbinginde ağır cezaları vardır.

http://www.ikpanorama.com/ikp/mobbing/13-calisma-hayatinda-psikolojik-tacizmobbing.html

HÜSEYİN GÜN

Mobbing ile Mücadele Derneği Genel Başkanı

Hakkında mobbing

-Haber İlginizi Çekebilir

Kanuna Aykırı Sözleşme Hükümleri Geçersizdir

Bir çalışanın işe girerken imzalayacağı sözleşmede “işyerinden ayrılması durumunda tazminat ödenmeyecek” yönünde bir hüküm bulunabilir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir