Anasayfa / Arşiv / ÇALIŞMA HAYATI VE BEKLENTİLER

ÇALIŞMA HAYATI VE BEKLENTİLER


Hüseyin GÜN
Mobbingder Genel Başkanı

Hz.Ali’ye insan nedir diye soruyorlar cevaben “İnsan surette küçük bir alemdir ancak hakikatte en büyük alemdir” diyor.İnsan yeryüzünün en üstün varlığıdır. Herşey insana hizmet için yaratılmıştır. İnsan karmaşık ve anlaşılması çok zor olan bir varlıktır.İnsanın insanı doğru  anlaması ikili veya çoklu ilişkilerin sağlıklı olarak devamı açısından çok önemlidir.Hz.Mevlana da “aynı dili konuşanlar değil,aynı duyguyu paylaşanlar daha iyi anlaşırlar” diyor.

Günümüzde Bireyler sosyal yaşamın bir sonucu olarak her zaman ve zeminde başka insanlarla   iletişim içerisinde olmak zorundadırlar.Etkilemeyen veya etkilenmeyen insan düşünmek imkansızdır. İnsanlar birbirlerini aynı mekanlarda bulunmaları nedeniyle etkiledikleri gibi,farklı mekanlarda bulunmuş olsalar da teknolojik gelişmeler nedeniyle birbirlerini  etkilemektedirler.Genel olarak toplum içindeki etkileşime ilaveten,daha dar çevrelerde  bu etkileşim daha yoğun ve daha etkili olmaktadır.Birey bir iş ortamında ise belirli bir zaman dilimi içinde başka insanlarla aynı zamanı ve mekanı paylaşmak durumunda kalacaktır.Hal böyle olunca çalışanın etkileşim içinde bulunduğu insanların bir kısmı astları,bir kısmı eşitleri,bir kısmı da üstleri olacaktır. Çalıştığı şirket çalışandan,çalışanda çalıştığı şirketten bir takım beklentiler içinde olacaktır.Peki acaba bir şirket çalışandan ne gibi beklentiler içinde olabilir.

Muhtemelen bir kuruluş çalışandan genel başlıklar itibariyle şunları bekler; Mutlu çalışan,etkili ve verimli çalışan, iş sonuçları(amaçlanan mal veya hizmet üretimi),

Diğer yandan bir çalışan çalıştığı kuruluşta neyi bilmek ister ve ne bekler? muhtemelen şunları bilmek ister ve bekler; kuruluştaki konumu, Kuruluşa katkısının ne olduğunu, Yaptıklarının beğenilip beğenilmediğini,İş doyumu,emeğinin karşılığının tam olarak ödenmesini.

 

Beklentilerin içeriği ve yönü farklıdır.karşılıklı olarak bu beklentiler doğru zamanda doğru adrese,doğru biçimde iletilemez ise iletişim problemleri başlar ve açık veya zımni çatışmalar kaçınılmaz olur. Günümüzde kuruluş içi iletişim sağlıklı iş ortamının oluşturulmasında,verimli  ve etkin çalışmanın da mihenk taşı sayılmaktadır.Globalleşen dünyada,mal ve hizmetlerin sınır tanımaksızın çok süratle hareket ettiği bir zaman sürecinde,rekabet  de en katı şekliyle yaşanmaktadır.Küçük yada büyük,az yada çok, hacmi, büyüklüğü ne olursa olsun sınır tanımayan teknolojik gelişme karşısında rekabetten etkilenmeyen bir kuruluş,şirket hayal etmek imkansızdır.Çalışanı ile bütünleşmeyen,çalışanında aidiyet duygusu oluşturmayan kuruluşların böyle bir ortamda başarılı olması mümkün değildir.Bütünleşmenin yolu ve yöntemi elbette vardır ve bellidir.İstihdam konusunda  sayısız araştırmalar yapılmış ve metotlar geliştirilmiştir.

Kuruluş içinde iç iletişimi etkileyen unsurları tespit ederek ortadan kaldırmak bütünleşmede ilk adımı oluşturmaktadır.Acaba iletişimi etkileyen unsurlar neler olabilir?Bunları da şöyle sıralayabiliriz.

1-Düşündüğümüz 2-söylemek istediğimiz 3-Söylediğimizi sandığımız 4-Söylediğimiz

5-Karşınızdakinin duymak istediği 6-Duyduğu 7-Anlamak istediği 8-Anladığını sandığı

9-Anladığı

insanların birbirini yanlış anlaması için bu 9 tane nedeni sıralamak mümkündür.

İnsanların birlikte mal veya hizmet ürettiği kuruluşlar, ister devlete ait olsun ister özel sektöre ait olsun,kaliteli mal veya  hizmet üretebilmek için sağlıklı bir kuruluş organizasyonuna ilaveten,oluşturulan bu organizasyon yapısına uygun kalifiye personel istihdam etmek de kaçınılmazdır.Personelin istihdamını müteakip,işe uyumu,kuruluşa ve işe karşı aidiyet duygusunun geliştirilmesi amacıyla  her türlü gerekli bilgiyle donatılması için eğitim süreci başlatılmalıdır.İnsanlar  işe girmeden önce farklı sosyal çevrelerden gelmektedirler.Her bireyi,birbirinden çok farklı davranış ve anlayışlara sahip başka bireyler yetiştirmiştir.İnsanlar edindikleri alışkanlıkları kolay kolay bırakmazlar.Bireyin kendisine göre doğru kabul ettiği bir davranış biçimi iş ortamında yanlış anlamalara yol açabilir.Bunun neticesinde hem kendisi hem de içinde yer aldığı gruptaki diğer bireyler huzursuz olurlar.Bunun için bir insanın istihdam edileceği kuruluş, işin başında en azından iş yerindeki genel kuralları çalışana öğretmek durumundadır.Neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenen insan,işyerine özgü kurallara uymak için çaba sarfedecektir.

Çalışanlar arasındaki iletişimi,dolayısıyle uyumu sağlayamayan kuruluşların sağlıklı iş ortamından söz etmek mümkün değildir.Günümüzde başarılı kuruluşların,başarısının gerisine bakıldığında,doğru istihdam politikasının ve kuruluşu ile uyumlu hale gelmiş kalifiye çalışanların birinci sırada yer aldığı görülür.Teknoloji  ne kadar gelişirse gelişsin, işletme başarısındaki  insan faktörü göz ardı edilemez. İşletme içi iletişimin ve huzurlu bir çalışma ortamının oluşturulması, başarıya en önemli katkıyı sağlayan unsurlardır.Bunu yapmak yöneticilerin en önemli görevidir.

Hiçbir çalışan şunu unutmamalıdır.Ne kendisi mükemmeldir,nede mükemmel bir insan vardır.İnsan karmaşıktır,bencildir,sever,nefret eder,affeder,ceza verir,sıkıntı verir,üstünlük kurar ama iş ortamında bütün bunları bir kurallar silsilesi içinde yapar.İş ortamında başka birinden hoşlanılmayan bir davranışla karşılaşıldığında,sabırla hareket edilir ise neticesi mutlaka iyi olacaktır.Başkasını anlamak istemeyen bireyler,başkaları tarafından da anlaşılamazlar.Her iş ortamında her düzeydeki çalışana huzurlu bir iş ortamının oluşturulması için büyük görevler düşmektedir.Yeni bir iş veya yeni bir ortam, içinde bulunulan ortamdan daha iyi olmayabilir.Her  şey bizde başlar bizde biter.Biz insanlar güzelliğinde,çirkinliğinde müsebbipleriyiz.Başkasına sormadan  önce,başkalarını sorgulamadan önce kendimize soralım, kendimizi sorgulayalım.Evimizden daha çok zaman harcadığımız iş ortamındaki insanlara karşı sabır ve hoşgörü temel görevimiz olmalıdır.Başarı kendiliğinden gelecektir.

Hakkında Hüseyin GÜN

Hüseyin GÜN
Kurucu Genel Başkan (1960-2017) 1960 Yılında Kahramanmaraş Göksun’da doğdu Dokuz Eylül Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme bölümünden 1986 yılında mezun oldu. Memuriyet hayatına Yem Sanayi Türk A.Ş. de Personel Şefi olarak başladı. Yem Sanayi Türk A.Ş. nin Özelleştirilmesi nedeniyle Devlet Hava Meydanları İşletmesine geçti. DHMİ Nöbetçi Hava Limanı Müdürü, Personel Daire Başkan Yardımcısı, Personel Daire Başkanı, Eğitim ve Sosyal İşler Daire Başkanı görevlerinde bulundu. 2010 Yılında bir grup gönüllü ile birlikte Mobbing ile Mücadele Derneğini kurdu. 2010-2017 yılları arasında Derneğin Genel Başkanı olarak binlerce mobbing mağduruna destek oldu. Hüseyin GÜN 4 Şubat 2017 tarihinde geçirdiği Kalp Krizi sonucu vefat etti.

-Haber İlginizi Çekebilir

Kanuna Aykırı Sözleşme Hükümleri Geçersizdir

Bir çalışanın işe girerken imzalayacağı sözleşmede “işyerinden ayrılması durumunda tazminat ödenmeyecek” yönünde bir hüküm bulunabilir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir