Anasayfa / Arşiv / Av. Yavuz Selim KARATAŞLI

Av. Yavuz Selim KARATAŞLI

MOBBİNG kavramının tam olarak karşılığı olmadığı için genellikle bütün dillerde bu şekilde ifade edilmektedir. Türkçe karşılığı’da tam olarak yoktur. Ancak şu şekilde tarif edilebileceğini düşünüyorum : “ Tek başına değerlendirildiğinde Ceza Hukuku ve Disiplin Hukuku açısından suç oluşturmayan, ancak aynı ya da farklı eylemlerin tekrarlanmasıyla birlikte kişi üzerinde psikolojik baskı oluşturan her türlü eylemler” şeklinde tarif edilebilir.

Psikolojik baskı oluşturan ( MOBBİNG) eylemlere şu örnekleri verebiliriz : Selam vermemek, konuşmamak,asık suratlı görünmek,eşitlik ilkesine aykırı hareketlerde bulunmak, yıldırmak, yapılan çalışmaları beğenmemek, sürekli eleştirmek,sürekli açık aramak,gereksiz ve yersiz uyarılarda bulunmak ve soruşturma açmak, yüksek sesle hitab etmek, buna benzer doğrudan insanın psikolojisine etkileyen ve çalışma verimini düşüren her türlü eylemler MOBBİNG kapsamında değerlendirilebilir.

MOBBİNG kavramı ilk olarak İş hukuku’nda bir başka ifadeyle özel hukukta ortaya çıkmıştır. Ancak daha sonraki dönemlerde Kamu Hukukunda ve özellikle memur disiplin hukukunda önemli bir yer arzetmeye başlamıştır. Özellikle teknolojik gelişmelerle birlikte mobbing konusunda kişiler bilgilenmeye başlamışlardır. Sosyal Medyanın, her konuda olduğu gibi bu konuda da etkisi görülmüştür.

MOBBİNG uygulayan kişilerin bunu iki genel sebeple yaptığı düşünülmektedir :

BİRİNCİSİ   :  Tamamen kişisel ve siyasi sebepler : Bunların neler olduğu veya olabileceği herkes tarafından bilinebilmektedir.

İKİNCİSİ      :   Mobbing uygulayan kişinin Psikolojik bozuklukları  : Buradaki en temel sebepler;  mobbing uygulayan kişinin aşağılık kompleksi olan bir kişi olması, iktidar hırsına sahip bir kişi olması veya korkak bir kişiliğe sahip olması  gibi şeylerdir. Bu ve benzeri duygulara sahip olan kişiler bunu çevresine MOBBİNG uygulayarak dışa vurmaktadırlar.

Bu arada Mobbing uygulamaların iş ve işyerinden kaynaklanan sebepleri de olabilmektedir. Yoğun Stresli işyerleri ve çalışma koşulları insanları çevresine mobbing uygulamaya itebilmektedir. Bu arada şunu da belirtmekte fayda vardır. Mobbing uygulamasına uğrayan kişilerin çoğunluğu bayanlardan oluşmaktadır. Bunun da bir çok sebepleri olabilir. Cinsel ayrımcılık, cinsel dürtüler, duygusal anlayış vs gibi.

Yargıya intikal etmiş bir olayla konuyu bitirmek istiyorum. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2009/19775 Esas ve 2011/ 45510 Sayılı bir kararında aynen şu ifadelere yer verilmiştir :    

ÖZET: Dosya içeriğinde mevcut olan U. Üniversitesi psikiyatri ana bilim dalının yargılama sırasında verdiği sağlık kurulu raporundan davacının psikolojik bir sorunu bulunmadığı anlaşılmakta olup, mekanik bakım ve kaynakçılıktan daha fazla beden gücüne dayalı palet bölümüne verilmesi şeklindeki işveren eyleminin iş koşullarını aleyhe değiştirme niteliği açıktır. Pozisyonunun değiştirilmesini gerektirir bir psikolojik bozukluğu bulunmayan davacının bu gerekçe ile görev yerinin değiştirilmesini kabul zorunluluğu yoktur. İşverenin ısrarla davacıdan psikolojik sorunu olmadığına ilişkin rapor getirmesini istemesi ve bu raporun getirilmesini eski görev yerine dönebilme şartına bağlamış olması davacı üzerinde bir nevi mobbing oluşturmuştur. Mahkemenin hem üniversitenin raporunu kararına dayanak alması, hem de rapora aykırı şekilde karar vermesi hatalıdır. Daha ağır işi yapabilecek işçinin işten çıkartılması haklı kabul edilerek davacının ihbar ve kıdem tazminatı istekleri hüküm altına alınması gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. “

Hakkında mobbing

-Haber İlginizi Çekebilir

Kanuna Aykırı Sözleşme Hükümleri Geçersizdir

Bir çalışanın işe girerken imzalayacağı sözleşmede “işyerinden ayrılması durumunda tazminat ödenmeyecek” yönünde bir hüküm bulunabilir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir