Anasayfa / Arşiv / Akran zorbalığı nedir?

Akran zorbalığı nedir?

Semerkand dergisiyle röportaj

1)Okullarda akran zorbalığı nedir?

Sorularınız için teşekkür ederiz.Derginizi daha önceleri okuyordum.Çok yoğun olduğum için son dönemde okuyamadım.Çok harika bir derginiz olduğunu söylemezsem çalışanlarınızın hakkı geçer.Akran zorbalığı gibi çok önemli ve ciddi bir konuda çalışma yapmanız  ve bunu okurlarınıza taşımanız beni ziyadesiyle mutlu etti.Her sorunuzu elimden geldiğince muhtevalı ve akıcı bir şekilde cevaplamaya çalışacağım.Umarım faydalı oluruz.

Akran zorbalığı(bullying); bir çocuğun veya bir grup çocuğun fiziki ortamlarda veya sanal ortamlarda iletişim içinde oldukları kendilerinden farklı özelliklere sahip, yaşça daha küçük, veya daha güçsüz gördükleri bir çocuğa veya daha küçük bir grup çocuğa karşı zaman zaman fiziksel şiddeti de içeren düzeyi yükseltilmiş ahlak ve nezaket dışı eylemlerle (sözlü, sözsüz, görsel, yazılı, fiziksel eylemler), tekrarlı bir şekilde veya sistematik olarak fiziksel, ilişkisel psikolojik veya cinsel taciz taktikler ile belirli bir süre yapılan ve hedef seçilen çocuk ya da çocukları, korkutma, sindirme, caydırma, dışlama, aşağılama amacı güden,  sonrasında mağdur çocuğun psikolojik ve/veya fiziksel zarar görmesine neden olan olayların bütünüdür.

Psikolojik tacizi yapan çocuğu ‘zorba’ olarak adlandırıyoruz. Aslında çocuk çocuktur genelde masumdurlar ancak başka çocuklara psikolojik veya fiziksel olarak zarar veren ve bunu alışkanlık haline getiren çocukları da başka türlü adlandırmak mümkün değildir. Psikolojik taciz kurbanı çocukları ise ‘mağdur’ olarak adlandırıyoruz. Psikolojik taciz olayına tanık olan çocuğu ise ‘ seyirci’ olarak adlandırıyoruz.

Akran zorbalığının tanımını biraz uzun yaptık. Bunun nedeni çocuklar arasında meydana gelen akran zorbalığı çok çeşitli eylemlerle yapılmaktadır. Çünkü çocuklar karşılaştıkları her fiziki ortamda(oyun alanları, sınıf, okul bahçesi, sokak, servis araçları, tuvalet koridor vb.) veya sanal ortamda (telefon konuşmaları, telefon mesajları, sosyal paylaşım ağları(facebook, tweeter, haberleşme portalları, MSN, SKYPE, çeşitli internet siteleri vb) birbirlerine karşı çok acımasız davranabilmektedirler. Çocukların sınıfta öğretmenin olduğu zaman dilimi hariç birbirleri ile olan ilişkileri biçimsel değildir. Şunu demek istiyorum, çocuklar arası ilişkiler belirli bir kurala bağlı değildir.

Yukarıdaki tanıma dikkat edilirse zorba olarak adlandırılan saldırgan çocuk ya da çocuklar, kendilerinden farklı özelliklere sahip (görünüm, ses tonu, yürüyüş, duruş, vb), yaşça daha küçük veya fiziksel güç bakımından daha zayıf gördükleri çocuk ya da çocuklara karşı atağa geçmektedirler. Zorbalık yapan çocuklar, bazı saldırılarını bilmeden de yapabilmektedirler. Saldırdıkları çocuğun ne kadar zarar gördüğünün farkına varmayabilirler. Bazı saldırgan çocuklar ise saldırdıkları çocuğun gördüğü fiziksel veya psikolojik zararın farkındadırlar ancak yinede saldırmaktan geri durmazlar. Bir arkadaşımızın 5 yaşındaki kızı babasına hitaben ” baba bizim sınıfta ezik Beyza vardı ya, sınıfta herkes ona çimdik atıp ağlatıyordu, canım çekti bugün bende ona çimdik atıp ağlattım” diyebiliyor. Akran zorbalığının mağduru tek bir çocuk olabileceği gibi birkaç kişiden oluşan küçük bir grup çocuk da olabilir. Zorba ya da zorbalar, kendilerini mağdura karşı daha güçlü görüyorlarsa orantısız bir gücü kullanarak mağduru ezmeye teşebbüs edecekler, kurban seçilen çok çabuk geri çekilirse veya orantısız güce boyun eğerse saldırının şiddeti artarak devam edecek ve maalesef sonuçları mağdur çocuk bakımından telafisi güç bir hale gelecektir.

2.Zorbalık çeşitlerini bize söyleyebilir misiniz?(saldırıları 4 ana başlık altında toplamak mümkündür, fiziksel, ilişkisel, cinsel ve psikolojik taciz)

                Akran zorbalığının içinde zaman zaman fiziksel, ilişkisel, cinsel saldırılar olabileceği gibi daha çok psikolojik taciz taktikleri ile meydana gelebilmektedir. Burada küçük bir ayrıntıya dikkat çekmek istiyorum, fiziksel taciz ile ilişkisel taciz farklı terimlerdir. Fiziksel taciz; mağdur çocuğa karşı öfke  ile yapılan saldırı türüdür. İlişkisel taciz ise, mağdur çocuğa karşı şaka veya olağan temas yoluyla yapılan fiziksel saldırı olup, ‘şaka veya olağan temas’ yapılan saldırıyı perdeleme oyunudur. İlişkisel taciz, çocuğun kalemini kırma, defterini yırtma, karalama, kitabını yere çarpma, çocuğu kucağına alıp sıkma, çocuğu kaldırıp yere sert bir şekilde yere atma, oyun içinde çocuğa sürekli çelme atma, anısızın bağırarak çocuğun irkilmesin neden olma ve sonrasında alaycı bir üslupla çocuğa gülme, çocuğun alerjik olduğu bir yemeği çocuğa göstererek yeme, çocuğun rahatsız olduğu koku içeren bir yemeği çocuğa yakın yerde yeme vb taktiklerle yapılan saldırılardır.

Fiziksel taciz şaka ile de yapılsa, öfke ile de yapılsa sonucu mağdur çocuk bakımından aynıdır. Her iki durumda da mağdur çocuğun canı yanmakta ve korkmaktadır. Akran zorbalığı, sadece okullarda meydana gelmez. Çocuklar okul dışında da birbirlerine akran zorbalığı yapabilmektedirler.

Akran zorbalığı bazı durumlarda cinsel taciz saldırısına dönüşebilmektedir. Özellikle, kız çocuklarına karşı, cinsel organına dokunma, sürekli kızı takip etme, sözlü cinsel imalar, aynı kıza karşı sürekli cinsel ilişki içeren fıkra, şiir, şarkı vb söylenerek veya dinletilerek defterine aşk sözcükleri yazılarak, cinsel imalı mektup, mesaj, mail, resim, karikatür, fotoğraf vb gösterilerek, saçına veya vücuda dokunularak, dar alanlarda sıkıştırılarak, itme bahanesi ile cinsel organına dokunularak, sürekli dik dik kızın göğüslerine bakılarak, kıza gözü ile olağan olmayan bakışlarla yapılan, cinsel içerikli laf atma, küfür etme, benzetmeler yapma,  tehdit, şantaj, taklit etme, kız çocuğu rahatsız olduğu halde yanına oturma, kurban seçilen kız çocuğuna alınan hediye kabul etmesi konusunda ısrar etme, hakkında dedi kodu çıkarma, cinsel organını gösterme ve işaret etme, ısrarlı yemeğe davet vb yolla yapılan ve kurban seçilen kız çocuğu tarafından kendisine cinsel anlamda art niyetli yaklaşıldığı konusunda kuvvetli kanaat oluşturan, masum bir aşk dışında gelişen, güven, saygı, sevgi ve merhamet temeline dayalı olmayan ahlak dışı taktilerle yapılır.

Cinsel taciz; sadece erkek çocuklardan kız çocuklarına yapılmaz. Zaman zaman yaşça büyük kız çocukları da erkek çocuklarına yapabilirler.

                     Erkek çocukları da birbirlerine cinsel taciz yapabilmektedirler. Örneğin; erkek çocuğunun poposuna veya pipisine dokunma, karşıt cins arası ilişkiler ima etme, erkek çocuğuna kız ismi ile hitap etme, yavrum, anam, şekerim, sevgilim gibi hitaplar da bulunma, erkek çocuğuna karşı kızlara ilişkin özelliklerle yakıştırma ve benzetmelerde bulunma, erkek çocuğuna evlenme ve çıkma teklif etme, erkek çocuğunun kız kardeşi,annesi hakkında ahlak dışı söylemlerde bulunma

Akran zorbalığı içinde en büyük saldırı türü psikolojik saldırı türüdür. Psikolojik saldırılar; çocuk da fizikse iz bırakmayan ancak ruhsal izleri mağdur çocuğu ancak ölünce terk edebilen çoğu kez hafife alınan, görmezden gelinen, çocuklar bu gün kavga eder yarın barışır mantığı içinde ihmal edilen bir olgudur. Elbette çocuklar kavga eder ve barışır.Akran zorbalığı(cinsel taciz hariç) tek kerelik bir olay değildir. Akran zorbalığı; belirli bir süre(ay/aylarca sürebilen) tekrar ve tekrar yapılan, zaman zaman sistematik hale gelebilen, akıl almaz yöntemlerle yapılan, mağdur çocuğu okuldan, aileden ve yaşamdan soğutan, sosyal çevreden tümüyle koparan, çocuk da psikosomatik rahatsızlıklara neden olabilen saldırı türüdür. Çocuğun psikolojik tacizden gördüğü zarar, fiziksel şiddetten gördüğü zarardan çok daha kalıcı ve çok daha derindir.

Psikolojik tacizde sınır olmamakla beraber; Kurban seçilen çocuklara, lakap takma, alay etme, küçük düşürme, rencide etme, hakaret, iftira,asılsız dedi kodu, konuşulmasını yasaklama, oyundan atma, kendisine sürekli yemek ısmarlatma, tehdit, akıl okuyuculuk, her durumda kurban çocuğu suçlama, kurban çocuğa karşı hile  yapma ve tuzak kurma gibi yöntemlerle yapılan ve kurbanı mağdur eden duygusal saldırılardır.

3.Okullarda akran zorbalığıyla mücadele etmek için velilere ne görevler düşüyor?

 

 

Okul idaresi, öğretmeler, veliler, akran zorbalığı konusunda yeterince bilgi sahibi olmadıkları için, bu saldırıyı tanımlayamamakta, önlenebilir bir suç olduğunu bilmemekte, mağdur çocuk yaşadığı kötü olaylardan anne-babasına bahsedecek olsa “sende ona vur, arkadaşsınız olur böyle şeyler diyerek çocuğunu dinlemek istemediğini dolaylı yoldan ifade etmekte, boş ver takma sen de büyüyünce ona yaparsın demekte, çocuğunu ders çalışmamak veya okula gitmemek için bahane aramakla suçlamakta ve ben seni tanıyorum Allah bilir sen o çocuğa neler yapmışsındır demekte, o çocukla konuşma uzak dur diyerek kendince soruna çözüm bulmakta “ sonuçta, mağdur çocuk kendini etkili dinlemeyen, anlamayan, suçlayan bir ebeveyn ile karşı karşıya kalmakta sorun mağdur çocuk bakımından içinden çıkılmaz hale gelmektedir. Okul idarecileri ve öğretmenlerinin birçoğu ise akran zorbalığının içeriğinden bihaberdirler. Öğretmenlerin, çoğu geçim derdinde olduğu için akran zorbalığı gibi ileri düzeyde duyarlılık gerektiren bir konuda bilgi sahibi olmalarını ve bunu bir sorun olarak görüp çözüm üretmelerini beklemek hayalcilik olur.

 

       4.Velilerin mücadele etmesi tabii ki yeterli değildir. Akran zorbalığıyla mücadele ederken radikal değişiklikler, kesin çözümler olması için neler yapılabilir?

Bakınız gelişmiş ülkeler bu konuda çok ciddi çalışmalar yapıyor. Çocuğunu koruyamayan Devletin geleceği olmaz. Teknoloji o kadar ileriye  gitti ki, sosyal ilişkilerin sınırı kalmadı. Derhal yasa çıkarılması gerekir. Devlet bu konuda alkolizmi, uyuşturucu bağımlılığını, psikosomatik hastalıkları,sigara bağımlılığını önlemek istiyorsa mutlaka bu konuda çözüm arayışına girmelidir.

Gelişmiş ülkelerde çocukların yaşlarına göre bullying farkındalık eğitimleri verilmekte, ABD de 34 eyalette yasalarla yasaklanmış durumda diğer eyaletlerde de, akran zorbalığını yasaklamak yasal düzenleme yapılmış olup bir ka ç yıl içinde yürürlüğe girecektir. ABD’de 1 milyondan fazla çocuk homeschool da okumaktadır. Bunun iki nedeni vardır birinci neden dinsel ikinci neden ise çocukların okullarda gördüğü akran zorbalığından korunma çabasıdır.

Alman’ya da bullying konusunda bir yönetmelik mevcut olup, şayet saldırgan çocuk çeşitli yollarla durdurulamıyorsa okuldan atılmaktadır.

5.Eğitim sistemi ve bakanlık bununla ilgili çalışmalar yapıyor mu?

Milli eğitim bakanlığı bu konudan çok da haberdar değil. Bir genel müdürlük akran zorbalığı konusunda görev üstlenmiş durumda ama aktif olarak konuyu uygulamaya sokamamaktadır. Türkiye’de eğitimcilerin (rehber öğretmenler hariç) hemen tamamı akran zorbalığı konusundan bi haberdirler. Milli Eğitim Bakanlığı maalesef konunun çok uzağındadır. Milli Eğitim Bakanlığı akran zorbalığı (bullying) konusunda bugüne kadar ne bir proje ne bir ciddi anket çalışması yapmamıştır. Bakanlık daha çok çeteleşme, gasp, silahlı saldırı gibi fiziksel şiddet olaylarını ön plana çıkarmıştır.

6.Mağdur çocuk derdini anlatmıyorsa onun akran kurbanı olduğunu veli nasıl anlayabilir?

Aslında çocuk anne-babasına, güven duyduğu öğretmenine yaşadığı akran zorbalığını söylüyor. Çocuğu anlamak için birazcık dikkat etmek gerekiyor. Çocuğun başarısında görünür başka nedenler yokken düşüş varsa akran zorbalığını sorgulamak gerekir. Akran zorbalığı yaşayan çocuk, daha önceleri sokaklarda rahat bir şekilde oynarken nedensiz yere sokağa çıkmamaya başlar, gece yatağını daha önceleri olduğundan fazla ıslatır, çok sayıklar, kâbus görür, anne babaya dolaylı sorular sorar örneğin bir çocuk birini öldürürse polisler ne yapar? Ben büyüyünce polis, asker, savcı, hakim, olacağım gibi sözler söyler (silah kalkanının veya gücün arkasına sığınır), çocukta iştah kesilmesi olur, okul nefreti gelişir, sınıfta yalnız oturur, oyun alanlarına yaklaşamaz, harçlığını çok çabuk bitirir, bacaklarında morluklar olur, sık sık kalemi veya başka eşyaları kaybolur, elbiseleri, çantası toz-çamur içinde eve gelir, eve gelirken koşar eve girer girmez kapıyı sıkı sıkı  kapatır, pencereden sık sık dışarıya bakar, üstü başı yırtık olur düştüm yalanını söyler, erkek çocuklarının testislerinde morluklar olur çünkü zorba o kısma tekme atar, yanağında ufak çürükler olur yumruk izine benzemez zorba çocuğun yüzünden çok sert makas alır, çocuk da sık sık ishal olur, çocuk baş ağrısından şikayet etmeye başlar, çocukta daha önce olmadığı kadar alt ve üst solunum yolunda enfeksiyon olmaya başlar, çocuk bir çocuğun dayak yediğini sokakta, dizide filmde seyrettiğinde olağan üstü tepki gösterir,çocuk daha önce olmadığı kadar gergin ve sinirli olur, çocuk başka çocukların yaşadığı akran zorbalığından bahseder örneğin;anne bizim sınıfta Ahmet vardı ya ona    Tayfun bir bağırıyor ki Ahmet kulaklarını kapatıyor, nasıl korktu anne bir bilsen ben o kadar korkmazdım gibi aslında kendisine de aynı şeyler yapıldığını anlatır ama anlayan anne babaya ……………………..vb çocuk aslında yaşadığı akran zorbalığını söyler anlayabilene…

Çocuklarımız geleceğimizdir.Akran zorbalığı mağduru bir çocuğun, başına gelenleri anlatmaması için sayılamayacak kadar çok gerekçesi vardır.Anlatırsa adı ispiyoncuya çıkar bundan korkar,anlatırsa misillime yapılmasından korkar,anlatırsa anne-babanın sevgisini kaybetmekten korkar,anlatırsa kendisine inanılmayacağından korkar,bullyingin suç olduğunu bilmediği için tanımlayamaz ve sorununu anlatamamaktan korkar…………………………………………………….binlerce gerekçe.

7.Eklemek istediğiniz başka hususlar var mı?

Çocuklarınıza sadece para vermeyin. Onlara güven verin, sevgi verin, özgüven verin, maharet kazandırın, cesaret kazandırın, sevgi aşılayın, etkili bir şekilde dinleyin, paylaşın, ölçülü olmasını öğretin, korkaklıktan men edin, öfkesini ve sevincini kontrol etmesini öğretin, önce siz yalan söylemeyin sonra asla yalan söylemesine müsamaha göstermeyin, şiddet göstermeyin, toleranslı olun, kırılır diye yanlışlarına göz yummayın. Çocuğunuzu geçmişinize göre değil, onun geleceğine göre hazırlayın.

Hüseyin GÜN

Mobbing ile Mücadele Derneği Genel Başkanı

www.mobbing.org.tr/www.mobbing.com.tr

Hakkında mobbing

-Haber İlginizi Çekebilir

Etik Farkındalığının Artırılması Proje Toplantısına Katıldık.

Mobbing ile Mücadele Derneği olarak “Yerel Yönetimlerde Seçilmiş ve Atanmış Kamu Görevlilerinin Etik Farkındalığının Artırılması …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir