Anasayfa / Arşiv / MOBBİNG ömürden ömür çalıyor (Hüseyin GÜN)

MOBBİNG ömürden ömür çalıyor (Hüseyin GÜN)

Mobbing ile Mücadele Derneği (MOBBİNGDER) Başkanı Hüseyin Gün, çalışma yaşamında görmezden gelinen mobbingin bir çok iş yerinde çalışanların kabusu olmaya devam ettiğini ve Mobbing şikayetlerinin yüzde 60’ının kadınlardan yüzde 40’ının da erkeklerden geldiğini belirterek,“Mobbinge uğrayan kişi işsiz kalma korkusunu yenip haklarını arayabilirse zarar görmeden bu süreci atlatabilir. İşyerlerinde öncelikle mobbing zorbalarının tespitinin yapılması, deşifre edilmesi ve etkisizleştirilmesi önem arz etmektedir. Mağdurun cesur olması, bir uzmandan yardım alması, tek başına hareket etmemesi, caydırıcı etki yaratacaktır. Sürecin sonunda işsiz kalmak da olabilir ancak yaşadığı haksızlık kişiyi daha çok gergin ve mutsuz hale getirir. Kişi kendine mobbing uygulanmaya başlandığı andan itibaren kendisine baskı kurmak isteyene izin vermez ve doğru adımları atarsa çaresiz olmadığını karşısındakine göstermiş olur ve mobbig de kendiliğinden ortadan kalkar” açıklamasını yaptı.

Mobbing’in tam anlamı nedir, ilk olarak ne zaman uygulanmaya başlanmıştır?

Mobbingi kısaca bir işyerinde hedef seçilen bir çalışana veya bir gruba karşı asıl maksat gizlenerek bir kişi ya da bir grup tarafından insan onuru ile bağdaşmayan kınanacak eylemler uygulanmasına denir. Belirli bir süre tekrarlanan veya sistematik olarak hukuk ve etik dışı yollarla yapılan ve mağdurun psikolojik, fiziksel, ekonomik veya sosyal statüsünde olumsuzluklar meydana getiren uygulamaların bütünüdür mobbing.

“Kuşların davranışlarını inceleyen İngiliz biyolojist Douglas Alexander Spalding 19.yy (D.1841-O.1877) Hayvanlardaki mobbing davranışlarını gözlemledi. Douglas Alexander Spalding’in bu gözlemlerinden hareketle araştırmalar yapan kuşbilimci Konrad Lorenz yaban kazlarının ve bir grup karganın özellikle koloni halinde yaşayan hayvanların kendi yavrularını ve yumurtalarını korumak için kurtlar, tilkiler, çakallar ve ayılar vb gibi kendilerinden daha iri olan hayvanlara saldırdığını gözlemledi. Yavrularını ve yumurtalarını korumak için saldırıya geçen hayvanlar önce tek başlarına sesler çıkarmak, kanat çırpmak, pike yapmak suretiyle sonrasında ise grup halinde pike yapmak ve gürültü çıkarmak suretiyle kendilerinden daha cüsseli avcı hayvanları yavrudan ve yuvadan uzaklaştırdıklarını gözlemledi. Bu saldırıları 1960 yıllarında ilk kez mobbing sözcüğünü kullanarak tanımladı.

Mobbing sözcüğü Latince “mobile vulgus” sözcüğünden türetilerek İngilizceye “mob” olarak 1584 yılında geçmiştir. Mob; Hücum etmek, başına üşüşmek, etrafına toplanmak, çevresini sarmak, güruh, ayak takımı, serseri grubu, çete, avam, kalabalık, halk tabakası, izdiham vb anlamlara da gelmektedir. İsveçli hekim Peter Paul Heinemann çocukların oyun alanlarında kendilerinden daha zayıf çocuklara karşı mobbing yaptıklarını gözlemledi ve 1969 yılında ilk araştırmayı yaparak mobbing sözcüğünü çocuklar arası saldırıları tanımlamak için kullandı.

Bu kavram istihdam alanında ilk kez 1984’de İsveç’ de ‘İş Hayatında Güvenlik ve Sağlık’ konulu bir raporun içinde psikolog Heinz Leymann tarafından kullanıldı. İlk kanun 1993 de İsveç’de “İşyerinde kişilerin mağdur edilmesi” adıyla çıkarılmıştır. İngiliz gazeteci Andrea Adams yetişkinlere işyerinde yapılan psikolojik saldırıları ifade etmek için “mobbing” sözcüğünü 1992 yılında kullandı. Dr. Ruth Namie ve Gary Namie 1998 yılında ABD’de işyerinde “psikolojik taciz” terimini basında popüler hale getirdi.

İnsanlar sizce neden birbirlerinin ayağını kaydırmak istiyor olabilirler?

İnsanlar hırs, kıskançlık, intikam duygularına yenik düşmektedirler. Cehalet, yetersizlik, öfke kontrolsüzlüğü, tembellik, nefis düşkünlüğü gibi negatif tutum ve davranışlarını başkaları üzerinde tatmin etme çabasına girmektedirler. Cahil insanlar şayet işyerinde bir otorite, güç, nüfuz elde etmiş iseler diğer insanları eşya gibi görmektedirler. Duyguları körelmiş, vicdanları katılaşmış insanlardan duyarlılık beklemek mümkün değildir. Kişilik bozukluğu olan insanlar diğer insanlara eziyet yapmaktan haz duymaktadırlar.

Aşağılama, yıpratma gibi hareketler insanların psikolojilerini nasıl etkiliyor?

Aşağılanma, itibar erozyonu, süreklilik kazanan şiddet, kalıcı ruhsal travmalara neden olur. Psikolojik taciz, cinsel tacizden 4 kat daha travmalara neden olur. Bunun sebebi uzun bir süre tekrarlanması ve sistematik olmasıdır. Psikolojik taciz mağdurları (Mobbing mağdurları) en değer verdikleri ve yaşamsal öneme sahip kişiliklerini, onurlarını ayaklar altında gördüklerinde çılgına dönerler. Birçok mobbing mağduru, alkol, uyuşturucu, sigara gibi zararlı alışkanlıklar edinebilir veya bu maddelerin kullanımını arttırabilir. Mobbing zaten cinayet ve intihara yol açan sosyal bir sendromdur. Diğer ülkelerde mobbing mağdurlarının yüzde 4’ü eşlerinden boşanırken bizim yaptığımız ankette mağdurların yüzde 11’i eşinden ya boşandığını ya da boşanma aşamasına geldiğini beyan etmektedir. Mobbing mağdurlarının çocukları, anne ve babaları, kardeşleri, eşleri, yakın arkadaşları da mobbing mağdurunun dramına ortak olurlar ve aynı derecede olmasa bile travmatik ruhsal sorunlar yaşayabilirler.

Mobbinge sebep olan kıskançlık ve korku nasıl çözülebilir? Psikolog ve psikayatristlerle işbirliği yapabiliyor musunuz?

İşyerlerinde öncelikle mobbing zorbalarının tespitinin yapılması, deşifre edilmesi ve etkisizleştirilmesi önem arz etmektedir. Mağdurun cesur olması, bir uzmandan yardım alması, tek başına hareket etmemesi, caydırıcı etki yaratacaktır. Bizim derneğimiz zaten ağırlıklı olarak hukukçu, psikolog ve psikiyatrilerin üye olduğu bir dernektir. Türkiye’de üniversitelerde görev yapan çok ünlü akademisyenler derneğimizin üyesidir. Elbette mağdurların ihtiyacı ne ise ona göre yönlendiriyoruz. Mobbing konusunda bilimsel raporlama yapan tek merkez Çapa Tıp Fakültesidir. Mobbing ile Mücadele Derneği Olarak HMK 92. maddeye göre uzman görüşü de veriyoruz.

İnsanlar Anti-depresanları aspirin gibi kullanmaya başladı, bunda mobbingin etkisi var mı?

Antidepresan kullanımında mobbing en büyük etkendir. İşyeri stresi insanının ömründen ömür çalar. Bütün hastalık sınıfları içinde depresyon en büyük alanı tutuyor. Türk Psikologlar Derneği Başkanı Prof. Dr. Gökhan Malkoç, tüm Türkiye’de 2009 yılında toplam 3.021.361 kişinin psikolojik sorunu için doktora başvurduğunu, 2013’te ise bu rakamın 9.163.101 kişiye ulaştığını açıkladı. 2013 itibariyle psikolojik sorunu için doktora başvuran en çok kişiyi barındıran şehirin 1 milyon 498 bin 340 kişi ile İstanbul, 583 bin 633 kişi ile İzmir, 487 bin 29 kişi ile Ankara, 390 bin 897 kişi ile Bursa takip ediyor. En az başvuru yapan şehirleri ise 6 bin 730 kişi ile Bayburt, 7 bin 463 kişi ile Tunceli ve 8 bin 777 Ardahan oluşturuyor.

Mobbinge uğrayan kişinin hakları nelerdir? Özellikle dernek olarak size müracaat edenin haklarını korumak adına bir şeyler yapabiliyor musunuz?

Mobbing mağduru adına kamu ve özel kuruluşlara yazı yazıyoruz ve mobbingin bir insan hakkı ihlali olduğunu hatırlatarak durdurulmasını istiyoruz. Şayet durmaz ise kamu davası veya tazminat davası açılmasını öneriyoruz ve mağdura yardım ediyoruz. Mobbingder ile çalışan avukatlar zaten konunun uzmanları. İdari yargıda, hukuk mahkemelerinde, ceza mahkemelerinde mobbing mağdurunun mağduriyetini gidermek için yoğun çaba sarf ediyorlar. Mobbing mağdurunun her konuda bilgi alabildiği derneğimiz 24 saat içinde mağdura ulaşarak yardım vermeye devam etmektedir.

Hangi meslek guruplarında en çok mobbinge rastlanıyor?

Mobbbing en çok sağlık sektöründe, üniversitelerde dahil eğitim sektöründe, asker, polis ve bankacılarda karşılaşılan sosyal bir sendrom olmakla birlikte, gazetecilerde mobbing mağduriyetini en çok yaşayan meslek grubu içinde yer almaktadır.

Mobinge en çok işsiz kalma korkusundan dolayı mı göz yumuluyor yoksa başka nedenleri de var mı?

Mobbing genelde toplumsal bir ahlaksızlıktır. İnsanlar, zorbalara karşı atağa geçemiyorlar aynen sorunuzda olduğu gibi işsiz kalmayı göze alamıyorlar. Zorbalar, özel sektörde genelde yönetici konumundadırlar. Özel sektördeki zorbaların yüzde 81’i yönetici yada işveren konumundadır. Mağdur kendisine yapılan mobbinge karşı çıktığında, şikayet ettiğinde yada dava açtığında bu insanı aynı sektörde barındırmamak için referans kirliliği yapıyorlar. Mağdurların birçoğu işsiz kalmamak veya aynı sektörde iş bulamamak korkusuyla suskun kalmayı tercih ediyor ve ruhsal sağlığına yönelik saldırılara dayanmaya çalışıyor.

Nasıl baş edilebilir?

İnsanlar gerçekten iş bulmakta zorlanıyor ve ellerinde olanı kaybetmek de istemiyorlar. Kamu sektörü olsun özel sektör olsun, öncelikle mobbingin bir insan hakkı ihlali olduğu gerçeğinden yola çıkarak kendi kuruluşları bakımından da verimlilik ve motivasyon kayıplarına neden olacağını, her mobbing mağdurunun bilgi ve birikimi ile işletmeden ayrılacağını ve işletmeleri aleyhinde olumsuz düşünce ve kanaatlerin çoğalmasına ve dolayısıyla kalifiye personel bulamakta zorlanacaklarının farkında olmalıdırlar. Her mobbing mağduru çalıştığı kuruluştan istifa ederken, işine son verilirken veya başka yerlere sürgün tayini yapılırken, bunun mağdur bakımından ve işletme bakımından maddi ve manevi kayıplara neden olacağı unutulmamalıdır. Çalışanların yüzde 53’nün mobbing mağduru olduğu diğer gelişmiş ülkeler, bu oranı nasıl ki yüzde 4’lere indirmişler ise biz de ilke olarak top yekun harekete geçmeliyiz. Mobbingin ülkemize yıllık maliyeti 10 milyar dolardan daha fazladır. Bu işyerinde mobbing yoktur değil, bu işyerinde mobbing vardır düşüncesiyle yola çıkarsak, çalışanları ve yöneticileri eğitirsek işte orada mobbing olmaz.

İş yerlerinde mobbingle ilgili yöneticisinden en alt çalışanına kadar eğitim verilebilir mi? Bu şekilde belki üst kadrolarda hatalı davrandıklarının farkına varmış olurlar..

Mobbing konusunu önleyebilmek için eğitim, eğitim, eğitim diyoruz. Birçok zorba yaptığının farkında değil, birçok mağdurda mobbing mağduru olduğunun farkında değil. Kalifiye bir çalışanı boş boş oturtmak, sorun değilmiş gibi düşünülebilir ama bu bir mobbing saldırısıdır. Prof. Dr. Heinz Leymann, ‘bir psikolojik saldırıya mobbing diyebilmek için en ez 6 ay sürmesi gerekir’ açıklamasını getirmektedir. Biz bu düşünceye katılmıyoruz 5 ay 29 gün sürerse ne olacak mobbing olmayacak mı? Batı kültüründe bizde olan belden aşağı küfürlerin hiçbiri yoktur.

Bizde bir adamı delirtmek için anasına, bacısına, kardeşine bir kere küfür edilmesi bile yerlidir. Mobbing tanımını yazının başında yazdık. O tanımda tüm parametreler mevcuttur.

Şunu da ayrıca ilave edeyim Mobbing konusunda ilk eğitimi 2002 yılında vermiştim. O günden itibaren bu eğitimleri Türkiye’ye mal ettik. Mobbing ile Mücadele Derneği imrenilen ve kıskanılan bir dernek oldu. Bugüne kadar üç taklidimiz kuruldu bunların ikisi kapandı. Mobbingsiz bir dünya diliyorum. Halk diliyle son cümle olarak; Zorbalar, akıllı adamı delirtir dama çıkarırlar, sonra hep beraber deli var diye bağırırlar.

Hakkında mobbing

-Haber İlginizi Çekebilir

İş yaşamı bizi öldürüyor mu?

Cecilia Barría BBC News Mundo ABD’deki Stanford Üniversitesi’nin İşletme Bölümü’nden Profesör Jeffrey Pfeffer, “iş yaşamı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir