Sağlık çalışanı Ebe Nilüfer Harput’u yaptıkları uygulama ve takındıkları tavırlar ile isyan ettirdiler.

 
 

Share on facebookShare on twitterShare on emailShare on printMore Sharing Services1 21 Ağustos 2014 12:16 Yazdır

 
 
MERSİN- Mersin Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliğine bağlı Mersin Devlet Hastanesinde çalışmakta olan 22 yıllık Ebe, hastane yönetiminin kendisine karşı takındığı tavır ve davranışlar karşısında başvurmadığı makam kalmadı fakat netice alamadı. Her nereye başvurduysa yaptığı başvuralara olumlu netice alamayan ve idarenin bir kısım yandaşları ve yakınları ile el ele vererek kendisine bilinçli olarak mobbing uygulandığını, yıllardır sık sık görev yerinin sebepsiz yere değiştirildiğini, bu arada soruşturmalar açılarak sürekli bir manevi baskı uygulandığını belirtti.
“22 yıllık ebeyim. Bu süreç içinde hiçbir cezam bulunmamaktadır. Görevine sadık, görevinin bilinci içinde bir insanım. Göreve başladığım günden bu yana Mersin Devlet Hastanesinde çalışmaktayım. Tüm hastane personeli beni sever ve nasıl bir insan olduğumu, görevime düşkünlüğümü bilir. Fakat ne hikmet ise KHB çatısı oluştuktan sonra MDH’de yeniden bir yapılanma sürecini gidildi. Bu süreç içinde değişik isim ve statüdeki insanlar yönetim kademelerine geldiler. Bizler bu yönetimler ile çalışmak durumunda olan devletin memurlarıyız. Hiçbir endişe duymadan aynı sorumluluk bilinci ile çalışmalarım sürdürdüm. Ancak bir müddet sonra banı manevi baskı yapıldığını hissettim. Yeni oluşan idareye yakın kişiler tarafından İşimi düzgün yapmam engellendi. Göz polikliniğinde zorluklar çıkarıldı. Daha sonra nedensiz bir şekilde Ameliyathaneye görev yerim değiştirildi. Bu arada ben yeni göreve geldiğim ameliyathane biriminde çalışırken, hasta teslim etmem gereken servislerde bir takım usul hatalarını gördüm. Bunlar doldurulması gereken evraklar üzerindeki eksikler ve prosedür hataları idi. Nezaketli bir şekildi ilgilileri uyardım. Ayrıca Ameliyattan çıkan hastaların tarafımdan ilgili sorumlulara teslim edilmesi gerekiyor idi, fakat ilgili sorumlular bu teslimi almaktan imtina ediyorlar beni oyalıyorlardı. Bu arada bu yanlışlıkları dile getirince de bana hakaretamiz davranışlar sergileyip beni rencide eden tavır ve davranışlara giriyorlardı. Yapılanın yanlış olduğunu belirtmeme rağmen kendilerinin idareden güç aldığından bahisle, kendilerine bir şey olmayacağın, işime gelmiyorsa gereğini yapacağımı belirtiyorlardı. Üzülüyordum. Durumu bizlerden sorumlu olan Sağlık bakım hizmetleri müdürü Zeliha Şimşek’e aktardım. Ancak tüm bu aktarımlarıma rağmen gerekli destek ve yardımı göremedim, sorunlarım çözümlenemedi. Bunun üzereni üst amirlerime durumu aktardım. Yine bir sonuç alamadım. Görevimi yönetmeliklere uygun yapmaya çalıştıkça Sürekli taciz edildim. Bunun üzerine bizlerden sorumlu olan idareci Zeliha Şimşek hakkında üst amirlerime bana mobbing uyguluyor diye şikâyet dilekçesi verdim bir sonuç alamadım. Olay kapatıldı. Derken Benim bölümde olan bir başka hanım arkadaşın görevinde yaptığı hatayı yüzüne söylemem nedeniyle ve o kişinin Tıbbi hizmetler daire başkanı Yılmaz Tezcan’ın aile dostu olması münasebetiyle ve Yılmaz Tezcan’ın eşinin okul arkadaşı olduğunu söyleyerek benimle uğraşacağını ve tayinimi çıkartacağını beyan etmesi üzerine hakkımda değişik senaryolar yazılmaya başlandı. İş yerinde çalışma huzurumun kaçması için ellerinden ne geliyorsa yaptılar ve iş yerimde bulunduğum bölümde çalışma barışını bozdular. Halen asıllı asılsız ithamlarla benimle uğraşıyorlar ve tayinimi çıkarmaya çalışıyorlar. KHB çatısı oluştuğundan bu yana huzurum kaçtı ve kaçırıldı. Konu ile ilgili sağlık müdürlüğüne dilekçe verdim. Netice alamadım. Çünkü KHB Genel sekreteri Dr. Yavuz Gözükara benimle ilgili tahkikatı yapan Dr. Yılmaz Tezcan’ın yakın çalışma arkadaşı olduğu kadar aile dostudur. Geçmişten geri beri münasebetleri bulunmaktadır. Bundan dolayı Yılmaz Tezcan’ın benim hakkımda yürüttüğü bir incelemede reddi muhakkik dilekçesi verdim, işleme alınmadı. Derdimi anlatacak, halimi anlatacak bir üst makamda kimseyi bulamayınca, bizlerden sorumlu olan Zeliha Şimşek müdürümüz hakkında , bana gerekli ilgi ve alakayı göstermediği ve beni dinlemediği için BİMER’e durumu yazdım. Oradan da bir netice alamadım” dedi.
22 Yıllık ebe Nilüfer Harput, “Biz sağlık çalışanlarının huzur içinde çalışmasını temin edecek, iş yerinde çalışma barışını tahsis edecek, kardeşlik ve sevgi duyguları içinde ele ele yürümemizi sağlayacak anlayışı bekliyorum. Kimseye art niyetli değilim. Ama yaşananlar beni maddi ve manevi olarak da yıprattı ve huzurumu kaçırdı. Bakanlığımızın bizlere sahip çıkmasını ve oluşturulan KHB çatılarında barışın, huzurun tahsisini sağlamasını, adaletin ve hakkaniyetli bir yönetimin tecelli etmesini iş yerimde işimi yaparken iş doyumu alacak ortamın sağlanmasını istiyorum. Aslında bizler sağlık çalışanları olarak ekip çalışması yapan insanlarız. Bizi idare edenlerin ötekileştirme yapmadan, emri altındaki memurlar arasında ayırım yapmadan, birleştirici ve barıştırıcı bir üslupla bizleri yönetmesi ve iş kalitesine önem vermesi gerektiğine inanan bir insanım. Ayrıca yöneticilerin altında çalışan personelin motivasyona önemle ihtiyaç duyduğunu bilmeleri gerektiğine inanıyorum. Burada bu eksiklik var ve sorunlarda bundan dolayı kaynaklanıyor” dedi.
 

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikası
X